Makale | Vergi Borçlarında Uygulanan Gecikme Zammı ve Gecikme Faiz Oranları Arada Güncelleniyor Ama Geç Kalınıyor!
Peki Bu Oranlar Ne Kadar Makul? Başka Bir Göstergeye Endekslenemez mi? Hem de Enflasyon/Yeniden Değerleme Bu Kadar Önemliyken!
Şaban Küçük, Taxia Partner, YMM
13 Kasım 2025 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile vergi borçlarında gecikilmesi halinde uygulanan oran aylık %3,7 olarak yeniden belirlendi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı da aynı gün yayımlanan Genel Tebliğ ile (Seri C Sıra No 9) yıllık %48 olan tecil faizi oranını yıllık %39 olarak yeniden belirledi.
Bu yazıda size vergiyi geç ödemenin sonuçlarından biri olan faiz uygulamasının detaylarını anlatacağız. Çoğunlukla ekonomideki bir göstergeye uyarlanmadan, otomatikman uygulanan bir orandan ve benzeri faiz, oran, kur artışı, enflasyon gibi göstergelere pek de duyarlı olmayan bir faiz oranından bahsedeceğiz. Bazı dönemlerde yıllar boyunca değiştirilmeyen, belki de çok da fark edilmeyen otomatik olarak endekslenmeyen bir uygulama bu.
Gecikme zammı aynı zamanda pişmanlık zammı ve gecikme faizi dediğimiz oranlara da referans teşkil ediyor. Başlıkta sorduğumuz soru “makul” mü? Aslında, makullük kadar, gecikmeye karşı ödenen bedelin mahiyeti de önemli, bu tür geç ödeme faiz veya zamları bir ceza mı yoksa sadece bir borcun/paranın geç ödemesinden kaynaklanan bir ilave ödeme mi?
Bu nokta çok önemli. Çünkü gecikme zamları bir taraftan gider olarak da kabul edilmiyor.
Peki faizlerin, kurların, enflasyonun çok dinamik ve anlık oluştuğu bir ortamda Devlet gecikme zammı oranlarını nasıl belirliyor? Bu gösterge ve oranlar arasında bir uyum veya korelasyon var mı? Maalesef pek yok. Aslında böyle bir endeksleme olmalı mı, tartışılabilir, ama bizce olmalı öncelikle mükellef uyumu ve paranın zaman değeri açısından.
Gecikme Faizi veya Gecikme Zammı Nedir?
Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre faiz, işletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema anlamına gelir. Türk Hukuk Lügatine göre ise faiz, alacaklının borçlusundan istemeye hakkı olduğu bir ivazdır. Ekonomi bakımından faiz, ödenecek olan paranın geliri, hukuki bakımdan ise alacağın medeni semeresidir. Her medeni semere gibi bu da mukaveleden veya kanun hükmünden doğar. Bunun özelliği zamanla doğan ve çoğalan bir alacak olmasıdır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre süresinde ödenmeyen vergi borçları ve Vergi Usul Kanunu’na göre zamanında tahakkuk etmeyen vergiler için uygulanan gecikme faizinin oranı gecikme zammına bağlanmış durumdadır.
Oranlar Son 30 Yılda Nasıl Değişti?
Aşağıdaki tabloda, son 30 yılda uygulanan gecikme zammı ve dolayısıyla gecikme faizi oranları yer almaktadır. Tablodan da görüleceği üzere uygulanan en yüksek gecikme zammı oranı %15, en düşük gecikme zammı oranı ise %1,40’tır.
En uzun süre uygulanan oran neredeyse 8 yıl uygulanan %1,40 oranı olurken en kısa süreyle uygulanan oran 90 gün ile %2 olmuştur.[1]
| Geçerlilik Dönemi |
Gecikme Zammı Oranları |
Gecikme Zammı Oranları |
| 01.02.1996-08.07.1998 |
15% |
888 |
| 09.07.1998-20.01.2000 |
12% |
560 |
| 21.01.2000-01.12.2000 |
6% |
315 |
| 02.12.2000-28.03.2001 |
5% |
116 |
| 29.03.2001-30.01.2002 |
10% |
307 |
| 31.01.2002-11.11.2003 |
7% |
649 |
| 12.11.2003-01.03.2005 |
4% |
475 |
| 02.03.2005-20.04.2006 |
3% |
378 |
| 21.04.2006-18.11.2009 |
2,5% |
1307 |
| 19.11.2009-18.10.2010 |
1,95% |
365 |
| 19.10.2010-05.09.2018 |
1,40% |
2847 |
| 06.09.2018-30.06.2019 |
2% |
297 |
| 01.07.2019-01.10.2019 |
2,5% |
92 |
| 02.10.2019-29.12.2019 |
2% |
90 |
| 30.12.2019-21.07.2022 |
1,6% |
935 |
| 22.07.2022-13.11.2023 |
2,5 |
480 |
| 14.11.2023-21.05.2024 |
3,5 |
189 |
| 21.05.2024-13.11.2025* |
4,5 |
541 |
| 14.11.2025 |
3,7 |
- |
(*Cumhurbaşkanı Kararının RG. Yayım tarihi)
Yukarıdaki tabloda gecikme zammı oranlarına uygulanan gün sayısı itibariyle bakarsak çok çarpıcı bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Bu oran vergisini zamanında ödeyemeyen, ödeme güçlüğü çeken herkesi etkiliyor ve vergi borçlarını katlayıp, mali idarenin tahsilat ve vergi mükellefinin ödeme kabiliyetini azaltıyor, her 2-3 yılda bir yeni bir vergi yapılandırması beklentisi yaratıyor.
Aynı zamanda tek haneli enflasyon hedeflemesi açısından enflasyon üzerinde karşılıklı etkileşim içinde olan bir parametre olarak sadece vergi gelirlerini değil makro iktisadi parametreleri de etkileyen bir konuydu. Ama resesyon ile süper enflasyonist bir ortamda olduğumuz için gecikme zammı ve faizi oranları ile ÜFE/TEFE arasında bir uçurum oluştu.
Kanunen gecikme zammı ve gecikme faizi oranları Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanlığı) yetkisinde olduğu için herhangi bir otomatik endeksleme veya konjonktürel duyarlı bir belirleme yapılmamaktadır.
Kanunda Cumhurbaşkanı tarafından belirleme yönteminin nasıl kullanılacağına ilişkin bir açıklık da bulunmuyor maalesef.
Gecikme Zammı Oranı 8 Yıl Boyunca Hiç Değişmemişti.
Bu hem kamu alacaklarının daha çabuk Maliye veznelerine girmesini sağlayan hem de Maliye-Mükellef uyumuna katkı sağlayabilecek bir konu. Bu sebeple artırılması ve azaltılmasının ekonomik göstergelere daha duyarlı olması makul ve faydalı olacaktır.
| Yıllar |
TÜFE% |
Yeniden Değerleme Oranı% |
Yıllık Gecikme Zammı% |
| 2025 |
*32,87 |
- |
54-44,4 |
| 2024 |
44,38 |
43,93 |
42-54 |
| 2023 |
64,77 |
58,46 |
30-42 |
| 2022 |
64,27 |
122,93 |
19,2-30 |
| 2021 |
36,08 |
36,20 |
19,2 |
| 2020 |
14,60 |
9,11 |
19,2 |
| 2019 |
11,84 |
22,58 |
24-30 |
| 2018 |
20,30 |
23,73 |
16,8-24 |
| 2017 |
11,92 |
14,47 |
16,8 |
| 2016 |
8,53 |
3,83 |
16,8 |
| 2015 |
8,81 |
5,58 |
16,8 |
| 2014 |
8,17 |
10,11 |
16,8 |
| 2013 |
7,40 |
3,93 |
16,8 |
| 2012 |
6,16 |
7,8 |
16,8 |
| 2011 |
10,45 |
10,26 |
16,8 |
*2025 yılı için Ekim ayı verileri baz alınmıştır.
Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere her yıl maktu vergiler ve vergi cezalarının endekslendiği yeniden değerleme oranı (YDO), finansal piyasalarda mevduat/kredi işlemlerinde uygulanan faiz oranları, yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) ve devletin borçlanma senetlerindeki faiz oranı gibi göstergelerden büyük ölçüde uzaklaştığı görülmektedir.
Özellikle 2011-2017 yılları arasında enflasyonun çok üzerinde bir gecikme zammı oranı uygulandığı görülmektedir. Buna karşın 2022 – 2023 döneminde ise enflasyon oranının altında bir zam / faiz uygulaması olduğunu görüyoruz.
2015 yılında konuyla ilgili yayımlanan bir yazımızda “Yıllık %16,80 olan gecikme zammı oranının düşürülmesi veya kanuni bir değişiklikle en yakın ve anlamlı göstergeye endekslenmesi mükellef-vergi idaresi uyumu için son derece olumlu bir adım olabilir. Bu uygulamanın vergi gelirlerinin Hazineye intikal süresini de azaltabileceği şüphesizdir.”[2] demişiz.
Bu oranın enflasyona göre bazen çok yukarıda bazen de çok aşağıda kalması ve otomatik bir mekanizmaya sahip olmaması karşımıza yine aynı konuyu getirmektedir.
Yapılacak bir kanuni değişiklikle gecikme zammı ve gecikme faizi oranlarının anlamlı bir göstergeye endekslenmesinin çok ciddi faydaları olacaktır.
Tecil Uygulamasında Kullanılan Oranın Mahiyeti
Gecikme faizi dışında tecil faizi oranları ise hep bir tık daha düşük bir oran olarak belirlenmektedir. Gecikme faizi aylık bir oran olarak tespit edilmekteyken tecil faiz oranı yıllık olarak belirleniyor. Yeni düzenlemeye göre gecikme faizi yıllıkta %44,4’e tekabül ederken tecil faiz oranı ise yıllık %39 olarak karşımıza çıkmaktadır.
Amme alacağı mahiyetinde olan vergi ve SGK prim borçları için belli zor durum hali tespiti ile tecil imkânı uygulanmakta ve iyi niyet gösterene mükellefe belli bir teminat karşılığında mevcut borçlarını daha uygun bir faiz oranı ile yapılandırma imkânı verilmektedir.
Önerilerimiz
Vadesinde ödenmeyen vergi borçlarına Devlet gecikme zammı veya faiz uyguluyor. Bu gayet makul diyebilirsiniz. Ama bu durum her zaman aynı derecede makul olmayabilir.
Bazı durumlarda faiz uygulanmaması bile gerekebilir. İdareden kaynaklanan hatalar ve mükellefin kasıt veya ihmaline göre bir farklılık olması gerekmez mi? Bu konuda daha önce bir makale yayımlamıştık.
Gecikme faizi ve gecikme zammı oranlarının piyasadan çok kopuk olması beklenemez. Enflasyonist dönemlerde oranların sıklıkla uyarlanmaması iş dünyasında, özellikle “borcu yoktur yazısına” ihtiyacı olmayan, ihaleye girmeyen türde firmalar için bir ikilem yaratabilmektedir.
Yapılacak bir düzenleme ile gecikme zammı ve gecikme faizi oranlarının anlamlı bir göstergeye endekslenmesinin çok ciddi faydaları olabilir.
Ülkemizde tek haneli bir enflasyon oranı temel bir özlem. Sadece enflasyon muhasebesi açısından değil, ekonominin hak ettiği anlamlı büyümeye ulaşmak ve refahın daha adil bir şekilde paylaşıldığı ve gelir dağılımının daha da kötüye gitmediği günleri görebilmek için enflasyonun düşmesine / düşürülmesine ihtiyaç çok açık.
Bu yazıyı okuyup beğendiyseniz bir meslektaşınıza da gönderebilirsiniz. Bu konularda sorunuz olursa vergi uzmanlarımıza her zaman ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
[1] Şaban KÜÇÜK, Gecikme Zammı ve Gecikme Faizi Nedir? Ceza mı, Paranın Zaman Değeri mi?, Yaklaşım Dergisi, Ocak 2005, Sayı: 145, s.59
[2] Şaban Küçük, Vergi borçlarında aylık %1.40 gecikme zammı/faizi oranı makul mü?, Dünya Gazetesi, 30 Ocak 2015.
PDF İndir