Abone Ol EN

2026/16 Kazancın Hak Edilmesi Gerekmez mi? İşletmelerde İlave Servis Ücreti Örneği

Her alanda şeffaflık ve hesap verilebilirliğin artmasını tüketiciler olarak talep etmek en doğal hakkımız olmasına rağmen işletmeler şeffaf olma konusunu biraz ağırdan alabiliyorlar. Bunun en canlı örneği son yıllarda yaşanan “ilave ücret” uygulamaları oldu. Sonra da Devlet dur dedi. Vergi açısından ise en önemli sonucu, yeme içme hizmetini %10 uygulayan işletmelerin bu tür bedelleri ayrıştırıp bunlara %20 KDV uygulaması zorunluluğu da dolayısıyla ortadan kalkmış oldu.

 

Pandemi dönemi itibariyle uçuşa geçen enflasyonun da etkisiyle birçok sektörde fiyatların neye göre oluşturulduğunu anlamak giderek zorlaştı. Bazen keyfi uygulamalarla bazen de gerçek anlamda üretim maliyetlerini etkileyen parametreler açığa çıktı. Herkes muzdarip olduğunu söylüyor!

 

Bununla birlikte birçok sektörde maliyetlerin artması ya da iyi niyet aranmaksızın gerçek ürün ve hizmet fiyatının yanında birçok yeni ücret ekleme çabası da mevcut. Tabii ki çoğunda genel olarak yasal dayanak olmamakla birlikte tersine bir yasal engel de bulunmuyordu. Bu noktada mal ve hizmet satışında bulunanlar bu durumu lehlerine kullanarak kazanç sağlayabilmekteydiler.

 

Fakat ilgili uygulamalar sonunda her zaman tüketicinin cebinden daha fazla çıkıyor. Bu ödemelerle de birlikte insanlarda hoş olmayan düşünceler ve tavırlar meydana gelebilmektedir.

 

İlave ücret, bahşiş, servis vs uygulamaların toplumda rahatsızlık doğurmasıyla birlikte Devletin fiyat etiketi dışında bir maliyetin çıkmaması adına bazı denetim çalışmaları oldu ve sağlanan bir uzlaşı sonucunda bu çalışmalar mevzuatta ikincil düzenleme olarak karşımıza çıktı. 

 

Süreç noktasında öncelikle lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde fiyat listesinin yer aldığı menünün tüketicinin eksiksiz bir şekilde dışarıdan görebileceği noktada olması zorunluluğu getirildi. Bu sayede tüketici masaya oturmadan alacağı mal ve hizmete karşılık yapacağı ödemeyi önceden hesaplayabilir hale geldi.

 

Fakat ürünlerinin yanında özellikle bazı muhit ve işyerlerinde hesaba ek olarak kuver, masa ve bahşiş zorunluluğu gibi bedeller giderek yaygın olarak uygulanmaya başlamıştı. Son alınan kararla birlikte bu tarz ödemelerin bazılarının önüne yasal olarak geçilmiş oldu. Söz konusu düzenleme için tıklayınız.

 

Fiyat Etiketi Yönetmeliğinin amacı esasen perakende olarak satışa sunulan mal ve hizmetlerin etiket, tarife ve fiyat listelerinin şekli, içeriği, kullanılması ile indirimli satışlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek ve tüketicilere sunulan mal ve hizmetlere ilişkin etiket, tarife ve fiyat listelerini kapsar.

 

Yönetmeliğin bu konudaki ana düzenlemesine göre hizmetlerin özelliğine ve tüketiciye sunuluş biçimine göre, tarife ve fiyat listelerine ilişkin belge, levha, pano ve benzerleri hizmetin sunulduğu işyerinde, ayrıca lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde ise işyerinin giriş kapısının önüne, giriş kapısının birden fazla olması durumunda her bir kapı için ayrı ayrı olacak şekilde ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde asılır, takılır veya konulur. 

 

Alınan hizmet dışındaki en çok bilinen ilave ücret türleri;

 

Karara dahil olan ücretler;

 

  • Servis Ücreti,
  • Canlı Müzik Bedeli,
  • Kuver Bedeli,
  • Masa Bedeli,
  • Zorunlu Bahşiş,
  • Rezervasyon Bedeli,
  • Meze bedelleri,

 

Karara dahil olmayan ücretler;

 

  • Otopark ücretleri,
  • Vale ücretleri,

 

Sonuç/Değerlendirme

 

Üreten elin, tüketen elden üstün olduğu herkesin malumudur. Fakat yeni dünya düzeniyle birlikte birçok üretici işletme kazançlarını artırmak adına yeni kazanç kalemleri icat etmenin peşinde.

 

Bunların başından özellikle metropol şehirlerdeki insanların-tüketicilerin daha kaliteli hizmet bekleme anlayışına istinaden, işletmelerin müşteri kitlesinin fazla olmasını fırsat bilerek ana kalem kazançlarından ziyade yan kalem kazançlar çıkarmak istemesi.

 

Bunlar; hizmet verilen işletmedeki ürün fiyatlamasının dışında masaya hizmet getirilmesine istinaden çıkarılan kuver bedelleri, masanın konumunun iyi olmasına istinaden masa bedelleri, araç ile gelen müşterilerin araçlarının özel bir çalışan (VALE) tarafından parkının yapılmasına istinaden hem vale hem de otopark ücretleri, rezervasyon yapılmasına istinaden rezervasyon kapora bedelleri, mekânda canlı müzik hizmeti varsa canlı müzik bedelleri gibi ek ücret ve bedeller olarak karşımıza çıktı.

 

Atılan taş ürkütülen kurbağaya değmeli; tüm bu ücretler menü dışı fiyatlandırmayı getirmesi sebebiyle tüketiciler ilgili durumlardan çok fazla şikayetlerde bulunuyordu. Buna benzer durumlar birçok işletmede müşteri kaybına yol açtı.

 

Buna rağmen özellikle metropol şehirlerde nüfusun fazlalığı ve gidenin yeri dolar mantığı ile birçok işletme yasal dayanağı olmayan muğlak alanlardan faydalanarak ilgili uygulamalara devam ediyordu.

 

Haklı kazancın değerinin her geçen gün arttığı günümüzde müşterilerimizden sadakat beklemek istiyorsak onlara karşı yaklaşımımız daha samimi, içten ve şeffaf olmalıdır. Hizmet sektöründe belli alanlar hariç serbest piyasa düzenlemesi bulunmaktadır. Yani fiyat ve ücretler belirlenirken, muhitine, işletmeye, müşteri kitlesine, ürün kalitesine göre belirleme yapılmakta ve çok fahiş farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. 

 

Günümüzde herkesin tüketici konumunda olduğu ve eskiye göre yeme içme sektörünün çok geliştiği dünyada turizm olarak en önemli destinasyonlardan biri olan ülkemizde hizmet verirken empati yaparak fiyat belirlemekte fayda olduğunu ve gündelik ya da dönemsel çıkarlar ile uzun vadede daha büyük kayıplar yaşamanın anlamsız olduğu gerçeği göz ardı edilmemeli.

 

 

Yazımızı okuduğunuz ve bizi takip ettiğiniz için teşekkürler.

 

 

Sevgi & Saygılarımızla,

 

Tax & International Advisory | Taxia & Taxademy




PDF İndir