2026/06 Uluslararası Mali Gelişmeler (2025 – Son 3 Aylık Özet)
Değerli okurlarımız,
Uluslararası ticaret ve ekonomi üzerinde etkisi olan vergi ve mali politikalar alanındaki küresel gelişmeleri takip ederek iş dünyasını ilgilendirebilecek konularda bilgi ve değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bizi ilgiyle takip ettiğiniz için teşekkür ederiz.
2025 yılını yeni Trump yönetiminin attığı adımların küresel dengeler üzerindeki sarsıntılarıyla geçirmişken, 2026 yılında da aynı durumun devam edeceği görülüyor. ABD tarafından açıklanan gümrük tarifeleri ülkeler arası uzlaşmalar yoluyla görece az etkiyle atlatılmıştı. Ancak küresel ticaret dengesini kendi lehine çevirmek isteyen ABD yönetiminin hem yeni düzenlemeler hem de faiz indirimi girişimlerinin devam edeceği beklentisi küresel ekonomik ortamı şekillendiriyor.
ABD yönetiminin dünyada devam eden çatışmaları sonlandıracağı vaadiyle başlattığı politikalar ilk etapta sonuç veriyor gibi görünse de anlaşmazlıkların ortadan kalkmadığı ve çatışma alanlarının giderek derinleştiği bir küresel yapıya doğru gidildiğini Gazze-İsrail, Ukrayna-Rusya, İran, Suriye ve en son Venezuela örneklerinde görüyoruz. Bu çatışma alanları esasında ABD, Rusya ve Çin gibi küresel büyük güçlerin büyük ölçüde politik ve ekonomik rekabetlerinden etkileniyor.
Devam eden jeopolitik riskler ve ABD faiz indirimlerinin de etkisiyle altın ve gümüş 2025 yılında “güvenli liman” olarak tercih edilmiş ve tarihi yükselişler gerçekleştirmişti. 2026 yılında küresel risklerin yüksek devam ettiği bir ortamda bu statü kısmen devam edebilir.
Dünyada böyle bir belirsizlik ortamı varken Türkiye’de bir yandan uzun süredir devam eden terör sorununa bir çözüm bulunmaya çalışılmasının yarattığı olumlu havanın ekonomik etkilerini görmeyi beklerken diğer yandan ülkenin seçilmiş belediye başkanları ve ana muhalefet partisi ekseninde devam eden soruşturma ve tutuklama dalgasının yarattığı olumsuz etkileri yaşıyoruz. TCMB’nin faiz indirimi süreçlerine rağmen halen TL bazında yüksek reel getiri sunması, direnç gösterse de kısmen yavaşlayan enflasyon ve gergin olsa da çatışmalardan kaçınan kamuoyunun da etkisi ile piyasalardaki oynaklık yavaşlamış gözüküyor, ancak makroekonomik olarak kalıcı bir iyileşme halen görülmüyor.
2026 yılında uygulamaya devam edileceği görülen sıkı para politikası ve enflasyonla mücadele başlıkları altında, emekli, memur ve asgari ücretli gibi sabit gelirli kesimin görece bir gelir artışı beklentileri yine bütçe kaygıları gölgesinde gerçekleşmeyecek gibi duruyor. Ekonomi yönetiminin geçen dönemlerde sıklıkla gündeme getirdiği “tasarruf” ve “vergi reformu” gündemde şimdilik ağırlığını kaybetti. Hükümet yeni vergi artışlarından çok mevcut vergilerin daha etkin toplanmasına odaklanmış gibi gözüküyor. Özellikle daha sık ve teknoloji bazlı denetimler yoluyla mükelleflerin vergi konusunda “gönüllü” uyumunun arttırılması hedefleniyor.
Bu kapsamda, dünyada yaşanan ve Türk yatırımcıları da etkileyebilecek mali gelişmeleri gözlemleyerek, önce yabancı ülkelerde yaşanan gelişmelerle başlayacağız, sonra AB / OECD gibi uluslararası kuruluşların vergi ve mali gündemlerine değindikten sonra Türkiye’de yaşanan önemli uluslararası gelişmeleri başlıklar olarak ileteceğiz.
Keyifli okumalar dileriz.
A. Ülkelerde Yaşanan Mali Gelişmeler
Hollanda – Temettü vergilendirmesi ile ilgili önemli yargı kararı
Hollanda Yüksek Mahkemesi, AB içinde başka bir ülkede yerleşik aile fonu tarafından sahip olunan Hollanda’da kurulu şirketler tarafından yapılan kar dağıtımının AB içinde uygulanan stopaj istisnası (dividend withholding tax exemption) kuralından yararlanmaya uygun olmadığı yönünde karar verdi. Söz konusu kararda, her ne kadar Hollanda’da kurulu şirketlerin kanunun gerektirdiği varlık (substance) yükümlülüklerini sağlasa da bu tür yapıların gerektirdiği vergisel amaçlı kötüye kullanmanın önlenmesi (anti-abuse) testini her zaman geçemeyeceği iddiası ile istisna uygulanması reddedildi. İncelenen davada, yurtdışı yatırımını Hollanda’da kurulu şirketler üzerinden yapan aile fonlarının bu yapıda Hollanda’da veya iştirak edilen şirketlerde yapılan ticari faaliyet ile doğrudan ilgilerinin kurulmasının zor olması ve yapılanmanın ana motivasyonun vergi avantajlarını kullanmak olabileceği gerekçesiyle yargının böyle bir karar verdiği anlaşılıyor.
Örnek olay, vergi kanunları ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları ile sağlanan bazı vergisel avantajların kullanımının teknik olduğu kadar idari ve yargısal yorumlara da dayandığını göstermesi açısından kritik. Bazen kuruluş anında güvenilir gözüken yapılanmaların yıllar içinde bazı yönlerden eleştirilebileceğini, böyle bir durumda idari ve yargı yorumlarının zaman içinde değişebileceğini dikkate alarak çok uluslu şirket yapılanmalarının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve gerektiği durumda güçlendirilmesi veya güncellenmesi bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıyor.
Slovakya – 2026 yılı önemli vergi düzenlemeleri
Slovakya hükümeti 2026 yılından geçerli olmak üzere, vergi gelirlerini arttırmak ve bütçe disiplini sağlamak amacıyla, önemli vergi düzenlemelerine imza attı.
- Artan oranlı Gelir Vergisi tarifesi yenilendi, 19% ve 25% olan vergi dilimlerine 30% ve 35% üst vergi dilimleri eklendi, bu sayede üst gelir grubunda olan kişilerden daha yüksek vergi alınması hedefleniyor
- Büyük ölçekli şirketlerin (5 milyon EUR üstünde cirosu olanların) ödemekle yükümlü olduğu “asgari kurumlar vergisi” (minimum corporate tax) arttırıldı
- İçerdiği yüksek şeker, tuz veya katkı maddesi sebebiyle sağlığa zararlı olarak sınıflandırılan ürünlerin düşük oranlı KDV olan 19% yerine 23% KDV’ye tabi olmasına karar verildi
- Şirketlerin üzerine kayıtlı ancak hem iş hem de kişisel amaçlı kullanılan binek otomobiller için yüklenilen KDV’nin 50% oranında indirilmesine karar verildi, sadece iş için kullanılan araçların 100% KDV indirimi hakkı devam edecek
- Sağlık sigortası primlerinde hem işçi hem de işveren payları içim +1% prim artışı yapıldı
- Sosyal Güvenlik alanında birçok istisna ve indirim kaldırıldı, serbest meslek veya kendi işyerinde çalışan (self-employed) kişilerin ödeyeceği primlerde artışa gidildi
- Bahis oyunlarından alınan vergi, maden kanununa göre alınan vergiler ve bunun gibi diğer birçok vergide de artışa gidildi.
Vergi mükelleflerinin gönüllü uyumunu sağlamak adına 1 Ekim 2025’ten geçerli olmak üzere yeni bir vergi affı (tax amnesty) düzenlemesi de yapıldı. 2026 yılının ilk 6 ayında geçerli olacak düzenlemede, kendiliğinden vergi artışı beyan eden ve vergileri ödeyen mükelleflerin faiz ve cezaları affedilecek. Söz konusu düzenleme Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV ve gümrük vergileri gibi geniş bir alanı kapsıyor ve geçmiş dönemlerini vergi inceleme riskinden temizlemek isteyen mükellefler için önemli bir olanak sunuyor.
İrlanda – 2026 bütçesi kapsamında önerilen mali düzenlemeler
İrlanda hükümetinin açıkladığı 2026 yılı bütçesi kapsamında yer alan mali düzenlemeler, ülkenin yakaladığı ekonomik istikrar sürecini büyüme ile desteklemeyi amaçlıyor. Önerilen bütçe, diğer AB ülkelerinde gördüğümüzün aksine, 9,4 milyar EUR vergi kesintisi ve 5,1 milyar EUR bütçe fazlası sağlanmasını öngörüyor.
Öncelikli olarak konut krizi alanını hedefleyen 5 milyar EUR ilave yatırım, apartman tipi konutlarda KDV indirimi, yeni inşaat projeleri için ilave vergi teşvikleri öngörülüyor. Yaşam maliyeti alanında asgari ücret kazananlara yönelik tedbirler, kira ve ev kredileri (mortgage) ödeme kolaylıklarında süre uzatımları, enerji faturalarında KDV indirimi gibi tedbirler öne çıkıyor. Uluslararası vergilendirme alanında ise, Ar-Ge yatırımlarına ilave vergi teşvikleri, iştirak kazancı istisnasının genişletilmesi, dijital oyun şirketlerine yönelik teşvikler ile yerli yatırımcıları ve üst düzey kilit personel istihdamını teşvik eden vergi düzenlemelerini içeren değişiklikler gündemde.
İrlanda bu değişiklikler ile yabancı yatırımcılar için AB’de hem vergi ve mali yükümlülükler bakımından cazip bir alternatif yatırım ülkesi olarak kalmaya devam etmeyi hedefliyor.
Kanada – Gönüllü Beyan sistemi güncellendi
Kanada Gelir İdaresi, mükelleflerin yararlanabileceği Gönüllü Beyan Sistemi (Voluntary Disclosure Program “VDP”) uygulamasına ilişkin güncel rehber yayımladı. Böylece, mükelleflerin daha esnek ve uygulanabilir bir şekilde gönüllü beyan yaparak geçmiş risk veya hatalarını düzeltmeleri hedefleniyor. Önemli değişiklikler aşağıdaki gibi özetlenebilir:
- Gelir İdaresi tarafından temasa geçildikten hemen sonra yapılan düzeltme beyanları için cezaların 100% gecikme faizlerinin ise 25% oranında indirimine imkân veriliyor
- Gelir İdaresi tarafından temasa geçilmeden önce yapılan düzeltme başvurularında gecikme faizlerinin 75% oranında indirimine imkân veriliyor
- Birden çok düzeltme başvurusu yapılmasına imkân veriliyor
- Basitleştirilmiş belgeleme ve saklama yükümlülükleri – yabancı işlemler için 10 yıl Kanada içi işlemler için 6 yıl ile sınırlandırılıyor
- Daha geniş bir kapsam ile dijital hizmet vergisi, küresel asgari kurumlar vergisi, lüks tüketim vergisi, kullanılmayan ev vergisi gibi diğer alanlarda da düzeltme beyanı verilebiliyor.
Lüksemburg – Yatırım fonu yöneticilerinin vergilendirilmesi
Lüksemburg hükümeti tarafından yatırım fonu yöneticileri ve yatırımcılarını yakından ilgilendiren “carried interest” kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin reform tasarısı duyuruldu.
Bu reform kapsamında, kar paylaşımı modellerine ilişkin rekabetçi bir vergi rejimi ile bazı durumlarda vergi yükünün sıfıra kadar indirilmesi mümkün kılınıyor. Sektör uzmanları, bu düzenlemeler ile Lüksemburg’un benzer vergi rejimi uygulayan İsviçre, İtalya, İspanya gibi ülkeler ile rekabet edebilir hale geldiğini ifade ediyorlar.
Bu düzenlemeler sayesinde, nitelikli yatırımcı ve fon yöneticileri için Lüksemburg’un tekrar cazip hale geleceği ve gerçek vergi etkisinin 5-10 yıllık yatırım dönemleri sonunda “carried interest” kazançlarının elde edileceği dönemlerde gözlemleneceği vurgulanıyor.
Finlandiya – AB Mahkemesi kararı; faktöring ücretlerinin KDV karşısındaki durumu netleşti
Finlandiya’da faaliyet gösteren bir faktöring şirketinin Finlandiya vergi idaresine karşı açtığı davada, AB Mahkemesi önemli bir karara imza atarak faktöring hizmetlerinin içinde yer alan ticari ve fatura bazlı faktöring işlemlerinin aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiği ve bu hizmetlerin tamamının KDV’ye tabi olduğuna (KDV’den istisna “finansman faaliyeti” sayılamayacağına) karar verdi. Bu doğrultuda, KDV’ye tabi bu faaliyetler için yüklenilen KDV’nin indirim hakkının reddedilemeyeceğine de açıklık getirmiş oldu. Söz konusu karar sadece Finlandiya için değil AB içinde faktöring faaliyetlerinin KDV karşısındaki durumunun tartışmalı olduğu diğer üye ülkeler için de emsal teşkil edeceği için önem arz ediyor.
Almanya – Pillar II uygulaması ile ilgili gelişmeler
Almanya, OECD rehberi ve AB Direktifleri doğrultusunda, Pillar II uygulamaları kapsamında 2024 yılından geçerli olmak üzere “asgari kurumlar vergisi” mevzuatını hayata geçirmişti ve koşulları sağlayan çok uluslu şirketlerin 15% asgari vergi ödemesi zorunlu hale getirilmişti. Bu karar birçok teknik ve politik tartışma ve gecikmelere (Pillar II uygulamasını tamamen erteleme talebi dahil) tanıklık etti. Ancak geldiğimiz noktada, halen tartışmalı konular barındırsa da (özellikle grup konsolidasyonu, melez şirketlerin durumu, ertelenen vergilerin dikkate alınması gibi) kapsama giren çok uluslu şirketler 30 Haziran 2026 tarihine kadar ilk Pillar II ve GloBE beyannamelerini vermeye hazırlanıyorlar. Almanya’da faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin temsilcilerine çok geç kalmadan bu yükümlülükler ve gerekli beyan / bildirimler için hazırlık yapmaları gerektiği hatırlatılıyor.
Slovenya – Önemli vergi düzenlemeleri hayata geçirildi
Slovenya hükümeti yatırımcıları, işverenleri ve çalışanları etkileyen birçok konuda önemli vergi düzenlemeleri yaptı, hayata geçirilen değişikliklerin bazıları aşağıda özetleniyor:
- Çalışanlara zorunlu yılbaşı bonusu ödenmesi: Her çalışana geçerli olan asgari ücretin 50%’si kadar yılbaşı bonus ödemesi yapılması zorunlu hale getirildi ve yapılan ödemelerin gelir vergisi ve sosyal güvenlik primlerinden istisna olacağı açıklandı
- 2028 yılından geçerli olmak üzere Slovenya’da şirketler arası her türlü mal ve hizmet tesliminin e-fatura ile yapılması zorunlu hale getirildi
- Çalışanlara hisse planı (ESOP) uygulaması geliştirildi: Çalışanların şirketlerde pay sahibi olmasını kolaylaştırmak için “kooperatif” modeli tanımlandı ve bu amaçla kurulacak olan kooperatiflere, katkı yapacak olan ana şirketlere ve kooperatifte pay sahibi olacak gerçek kişilere (çalışanlara) yönelik vergi teşvikleri yayımlandı
- Alternatif yatırım fonlarının 0% vergi rejiminden yararlanmasına yönelik ve vergiden istisna devir, birleşme ve satın almaları kapsayan Kurumlar Vergisi düzenlemeleri yapıldı
- Bağımsız faaliyet gösteren küçük ölçekli girişimciler için götürü vergi ödemesi (lump sum taxation) sistemine yönelik düzenlemeler yapıldı.
B. Avrupa Birliğinde Yaşanan Mali Gelişmeler
AB – İklim ve çevre düzenlemeleri konusunda vergi teşviklerinin “devlet yardımı” kısıtlamalarına takılmaması için ek düzenleme getirdi
AB sürdürülebilirlik ve rekabetin aynı anda sağlanabilmesi içim vergi teşviklerinin daha aktif kullanılmasına onay verdi. AB Komisyonu temiz ve sürdürülebilir bir endüstri için “Devlet Yardımları” (State Aid Framework) kurallarının güncellenmesini onayladı ve buna ilişkin tavsiye kararlarını yayımladı.
Avrupa’nın “green deal” olarak adlandırılan çevre düzenlemesi 2019 yılından başlayarak AB içindeki iklim ve çevre kaygılarına cevap olarak geliştirilmişti ve 2050 yılına kadar AB içinde iklim etkisi nötr olan bir faaliyet ortamı yaratmayı hedefliyordu. Bu hedeflerin yakalanması için uygulanacak olan tedbirlerin AB içindeki şirketlerin rekabetçi gücünü zayıflatacağı gerekçesiyle hazırlanan ek tasarıda vergisel teşviklerin (yeni yatırımlar için hızlandırılmış / özel amortisman süreleri veya yatırım indirimi gibi vergi kredileri) daha yoğun olarak kullanılması talep edilmişti. Ancak bu vergi teşviklerinin AB’nin devlet yardımı (state aid) yasaklarına takılmaması için yapılan ek düzenlemede, 2025 yılı içinde, AB Komisyonu devlet yardımları çerçeve kararını güncelledi ve bu gibi vergi teşviklerinin üye ülkeler tarafından daha yoğun kullanılmasına yönelik kolaylıklar getirdi. Bu sebeple, AB üye ülkelerinin 2025 yıl sonu bütçelerinde baktığımızda birçok ülkenin iklim ve çevre konularıyla ilgili vergi teşviklerini daha aktif kullanmaya başladıklarını görebiliyoruz.
AB – Transfer Fiyatlaması düzeltmesi kapsamında kesilen faturaların KDV karşısındaki durumuna ilişkin mahkeme kararı
AB Yüksek mahkemesi Transfer Fiyatlaması (TF) düzeltmelerinin KDV karşısındaki durumunu netleştiren bir karara imza attı. Grup içi hizmetlerin bedelinde TF kuralları kapsamında düzeltme yapmak için kesilen ek faturaların aşağıdaki koşulların sağlanması halinde o hizmete ilişkin bir ödeme gibi görülerek ilişkili olduğu hizmete benzer şekilde KDV’ye tabi tutulmasına karar verildi:
- İki ülke arasında karşılıklılık ilkesi (reciprocal commitments) olması
- Hizmeti alan grup firmasının hizmetten faydalandığına şüphe olmaması
- Grup şirketlerine sunulan hizmetlerin içeriği ile ödenen bedel (sabit veya değişken) arasında doğrudan bir ilişki olması.
İncelenen örnek olayda, grup içi yönetim hizmetleri (management services) karşılığında ödenen bedel üzerinde sene sonunda TF kuralları kapsamında düzeltme yapılmıştır. Söz konusu düzeltmenin grup firmasının faaliyetleri için gerekli olan (faydalandığı) idari hizmetler karşılığında düzenlendiği, fatura bedelinin sunulan hizmetlerin içeriği (kapsam, harcanan süre, uzmanlık vb) ile doğrudan ilişkili olduğu ve sadece şirket sahipliği statüsünde yapılan faaliyetlerden (shareholder activities) olmadığı görüldüğünden, düzeltme tutarlarının da aynı hizmet bedeli gibi KDV’ye tabi olması gerektiğine karar verilmiştir.
C. OECD ve Diğer Uluslararası Kuruluşlar
OECD, Side by Side (Yan Yana Düzenlemesi) açıklandı
Türkiye’nin de uygulamaya aldığı küresel asgari vergi konusunda OECD önemli bir çalışmaya imza attı. OECD/G20 Vergi Tabanı Aşındırma ve Kar Kaydırma (BEPS) Kapsayıcı Çerçevesi kapsamında birlikte çalışan 147 ülke ve yargı bölgesi, dijitalleşmiş ve küreselleşmiş bir ekonomi bağlamında küresel asgari vergi düzenlemelerinin koordineli işleyişi için ileriye dönük bir yol haritası çizen bir paketin temel unsurları üzerinde anlaşmaya varmışlardır.
Aylar süren yoğun müzakerelerin ardından, açıklanan ve detayları linkte yer alan "side by side" düzenlemesi olarak bu kapsamlı paket, uluslararası vergi sisteminde istikrar ve kesinliğin temelini oluşturacak önemli bir siyasi ve teknik anlaşmayı temsil etmektedir. Küresel asgari vergi çerçevesinde bugüne kadar elde edilen kazanımları koruyacak ve tüm ülke yönetimlerinin, özellikle gelişmekte olan ülkelerin, kendi yönetim alanlarında elde edilen gelirler üzerinde öncelikli vergilendirme hakkına sahip olma yeteneğini koruyacaktır.
Bu paket esasen beş temel bileşen içermektedir:
- Birincisi, bir dizi basitleştirme önlemi, çokuluslu işletmeler (MNE'ler) ve vergi otoriteleri için küresel asgari vergi kuralları kapsamında hesaplama ve raporlama konusunda uyumluluk yüklerini azaltacaktır.
- İkinci olarak, paket, yeni bir hedef bazlı vergi teşviki güvenli limanı getirerek, vergi teşviklerinin küresel olarak ele alınış biçimini daha da uyumlu hale getiriyor.
- Üçüncüsü, asgari vergilendirme şartlarını karşılayan uygun ülkede bulunan nihai ana kuruluşa sahip çokuluslu şirket grupları için yeni güvenli limanlar mevcuttur.
- Dördüncü olarak, paket, tüm Kapsayıcı Çerçeve Üyeleri için eşit bir uygulama alanının korunmasını sağlamak amacıyla kanıta dayalı bir envanter süreci içermektedir.
- Son olarak, paket, nitelikli yerel asgari ek vergi rejimlerinin, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yerel vergi tabanlarının korunmasını sağlamak için küresel asgari vergi çerçevesinde birincil bir mekanizma olarak kalması hedefini güçlendirmektedir.
OECD, İklim Politikaları Karnesi hazırlandı
Kapsayıcı Karbon Azaltma Yaklaşımları Forumu olarak dilimize çevirebileceğimiz IFCMA OECD tarafından koordine edilen ve OECD üyesi ülkeleri bir araya getiren, daha iyi veri ve bilgi paylaşımı, kanıta dayalı karşılıklı öğrenme ve kapsayıcı çok taraflı diyalog yoluyla iklim eylemini desteklemeyi amaçlayan, üye ülkeler tarafından yönlendirilen bir girişimdir.
IFCMA'nın temel hedeflerinden biri, ülkelerin azaltma ve azaltmayla ilgili politikaları hakkında sistematik, kapsamlı ve yüksek kaliteli bir veri tabanı oluşturmaktır. IFCMA İklim Politikası Veri Tabanı, veri tabanının kapsamındaki 43 politika yaklaşımı içindeki 1600'den fazla bireysel politika aracı hakkında ayrıntılı bilgi sunmaktadır.
Detaylar için linke tıklayabilirsiniz.
OECD, Kurumlar Vergisi İstatistikleri açıklandı
2025 Kurumsal Vergi İstatistikleri, dünya çapında 170'ten fazla ülke ve yargı bölgesindeki kurumsal vergi sistemlerine ilişkin veriler sunmakta ve küresel kurumsal vergilendirme konusunda bugüne kadarki en kapsamlı veri setini oluşturarak, dünya genelinde 8.700'den fazla çokuluslu işletmeyi (MNE) kapsamaktadır.
Corporate Tax Statistics 2025 | OECD
En son veriler, 2022 yılında toplam vergi gelirleri içindeki toplam kurumsal vergi gelirlerinin payının yaklaşık iki puan arttığını göstermektedir – verilerin mevcut olduğu 131 yargı bölgesinde ortalama %15,9'dan %17,8'e. Büyük çokuluslu işletmeler, 2017'deki %44,4'ten 2022'de ortalama %47,1'e yükselen toplam kurumsal vergi gelirlerine katkıda bulunarak önemli bir rol oynamaya devam etmektedir. Bu çok önemli bir gösterge ve eğilim.
Veriler ayrıca, kurumsal vergi oranlarında ve Ar-Ge yatırımları için vergi teşviklerinin cömertliğinde istikrarlı bir seyir izlediğini göstermektedir. Ar-Ge vergi indirimi inovasyonu teşvik etmek için önemli bir politika aracı olmaya devam ederken, ortalama Ar-Ge teşviki, 2021'de efektif ortalama vergi yüklerini %35,1, 2022'de %34,6, 2023'te %33,5 ve 2024'te %34,0 oranında düşürmüştür.
Anonimleştirilmiş ve toplu Ülke Bazında Raporlama (CbCR) verilerine dayalı göstergeler, bazı yatırım merkezlerinde kar ve ekonomik öz (substance) arasındaki uyumsuzluk göstergelerinin düşmesiyle birlikte, vergi tabanı aşınması ve kar kaydırmasında (BEPS) mütevazı düşüşler olduğunu göstermektedir. Örneğin, çalışan başına ortalama kar 2017'ye göre %18,1, çalışan başına ortalama gelir %3,0 ve toplam gelirin bir payı olarak ilişkili taraf gelirleri %9,0 oranında düşmüştür. Bu eğilimler BEPS faaliyetlerinde azalmaya işaret edebilse de 2022 CbCR verileri hala COVID-19 krizinin etkilerini yansıtıyor olabilir. BEPS göstergeleri ayrıca yatırım merkezlerinde diğer bölgelere göre önemli ölçüde daha yüksek olup, bu da BEPS ile ilgili yakın tarihli bir değerlendirme raporunda da vurgulandığı gibi, kar ve ekonomik öz arasındaki uyumsuzluğun devam ettiğini göstermektedir.
OECD, Gelir İdareleri 2025 Raporunu yayımladı
Rapor her ne kadar çok özenli bir şekilde, her ülkenin kendi koşulları olduğu ve değerlendirmelerin bu minvalde yapılması gerektiğini söylese de raporda yer alan ülkelerin vergiye bu konuda uyum derecesine, teknoloji kullanımına, sosyolojik konulara ilişkin çok esaslı sonuçlar barındırmaktadır.
Farklı ülkelere ilişkin değerlendirmeler için tıklayınız. Özellikle İdarelerin, personel sayısı ve kadın personel ve kıdemi çalışan sayılarıyla, vergi toplamak için yapılan harcama, denetim oranları, elektronik beyanname ve mükellef sayıları gibi çok farklı veriler bulunmaktadır.
OECD, Ekonomik Görünüm yayımlandı
Küresel ekonomi, iyileşen finansal koşullar, artan yapay zekâya dayalı yatırım ve ticaret ile makroekonomik politikalar sayesinde bu yıl beklenenden daha dirençli olduğunu kanıtladı. Ancak, temel kırılganlıklar artıyor. OECD işsizlik oranının %4,9'da sabit kalmasına rağmen, işgücü piyasaları zayıflamanın ilk belirtilerini gösteriyor; birçok ülkede iş ilanları 2019 ortalamasının altına düşüyor ve güven azalıyor. Geleceğe yönelik riskler önemli olmaya devam ediyor; bunlar arasında daha fazla ticaret engeli olasılığı, finansal piyasalarda riskin keskin bir şekilde yeniden fiyatlandırılması, kaldıraçlı banka dışı finans kuruluşlarındaki stresler ve oynak kripto varlık piyasaları yer alıyor. Süregelen mali kaygılar, uzun vadeli tahvil getirilerinde daha fazla artışa yol açabilir; bu da finansal koşulları sıkılaştırabilir ve borç ödeme yüklerini artırarak ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir.
Türkiye’nin en iyi büyüme performansını yakalayan 6. Ülke olduğu liste ve rakamlara ulaşmak ve raporu okumak için linke tıklayınız.
D. Ülkemizde Neler Var?
Bu dönemde en önemli haber yeni çıkan Torba Kanun ile enflasyon düzeltmesinin 3 yıl süreyle yapılmamasına ilişkin karar oldu. Anılan ertelemenin son dakika olması ve belirsizliğin bu kadar son güne bırakılması maalesef hanemize eksi not olarak düşüldü.
Uluslararası vergi tarafında ise Hong-Kong çifte vergilendirme anlaşmasının Meclis Genel Kurulunda kabul edilmesi ve yasalaşması önemli. Ayrıca Pillar II düzenlemesine ilişkin Tebliğ çıktı ve arkasından hacimli bir kılavuz yayımlandı. Vergi yüzsüzü diye bilinen borçlarını ödemeyenlerin listesiyle, son bir yıl içinde vergi incelemeleri sonucu yapılan vergi ve cezalardan tutarı 5 milyon TL’yi geçenlerin listesi de aralık ayının önemli gelişmelerinden oldu.
Yüzer GES kiralamasından, otellerde kimlik fotokopisi alınmamasına ilişkin KVKK kararına, basit usulden işletme hesabına geçenler için bağlı oldukları odalardan defter tutma hizmeti alınabilmesinin meslek camiasında oluşturduğu haklı eleştiriye, Vakıflar Kanunu’nda yapılan önemli düzenlemelere, enflasyona paralel indirilen gecikme zam ve faiz oranlarıyla reeskont oranlarına, 41 yıl sonra Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Kanunu’na, KGK tarafından yayımlanan yeni kural setlerine, yerli aksam düzenlemesiyle, yeni teknoloji tür belgesi mevzuatına kadar pek çok yeni düzenleme ve haber de mali işlerle uğraşanların takip ettikleri konular.
Bir güzel haber de borca batık olan şirketler için. Teknik iflas durumuna düşmemeleri için yapılan geçici hesaplama kolaylığı bir yıl daha uzatıldı. Bu durum da meselelerin sürekli ötelenerek çözüldüğü ve kalıcı adımların atılmasında geciktiğimizi gösteren başka bir durum. Yılın son ayında yayımlanan çok sayıda uzatma, erteleme veya kolaylaştırma düzenlemesi dışında beklenmedik bir anda, çoğu vergi indirim istisna veya oran indirimine YMM tasdik raporu zorunluluğu getirildi.
Sermaye hareketleri genelgesinde yapılan güncellemeler, ihracat döviz satış zorunluluğu ile %3 döviz dönüşüm desteğinin devamı önemli finansal kararlar olarak kaşımıza çıktı.
Dış ticaret cephesinde ise küresel yatırım eğilimlerindeki gerilemeye ilişkin UNCTAD raporu, hızlı kargo ve posta prosedürlerinde yapılan önemli değişiklikler ve poliamid iplik ithalatına getirilen korunma önlemi ön plana çıktı. Doğrudan yatırımların ve birleşme & satın almaların azaldığını görüyoruz. Öte yandan, COP30’un Brezilya’nın Belem kentinde yapılan COP30’a ilişkin değerlendirmeler ve hemen sonrasında Türkiye’nin COP31’in yapılacağı ülke olması, Türkiye’nin Döngüsel Ekonomi Stratejisi’nin yayımlanması, yeni karbon ve iklim düzenleme taslakları yeşil dönüşüm başlığında yılın en kritik kilometre taşları arasında yer aldı. Sürdürülebilirlik raporlaması tarafında ise ilerlemeler çok hızlı. Denetim ve raporlama dışında uzmanlıklar ve sınavlar devam ediyor. Bu kapsama girip girmediğinizi belirlemek için KGK tarafından hazırlanan bir hesaplama aracına ulaşabilirsiniz.
Matrah artırımı söylentisi uzun zaman konuşuldu ama iyi ki çıkmadı. Enflasyon düzeltmesi anlaşılan tarih oldu, onca söyleme ve hesaplamaya rağmen çöpe gitti. Açıklanan yeniden değerleme oranı, kullanılacak nakdi faiz indirim oranı, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen temerrüt faiz oranı, TCMB tarafından belirlenen çeşitli faiz oranları, TÜİK tarafından açıklanan envai çeşit göstergeler ve fiyat endeksleri derken, asgari ücretin belirlenmesi ve bir şekilde baskılanan fiyat, ücret, tarife ve göstergeler bu ay iş dünyasını fazlasıyla meşgul etti.
Sağlık alanında reklam düzenlemeleri, imarda değer artış payı, Noterlerin çalışma gün ve saatleri ile Airbnb olarak bilinen konut düzenlemelerinde de önemli düzenlemeler var. Artık nöbetçi noter uygulaması başlıyor.
Bu bültende geçen herhangi bir konuyla ilgili sorularınız için danışmanlarımıza ulaşabilirsiniz.
Bu yazı serisinde yılda 4 defa üç aylık özetlerle karşınızdayız, takibiniz için teşekkür ederiz.
Sevgi ve saygılarımızla,
Tax & International Advisory | Taxia & Taxademy
PDF İndir