2026/04 2026 Yılı Asgari Ücretin İstihdam İçindeki Ağırlığı ve Maliyetler
Türkiye'de asgari ücret, işgücü piyasasının temel parametrelerinden biri olarak hem mikro ekonomik düzeydeki ücret maliyetlerini hem de makro ekonomik göstergeleri etkileyen önemli bir politika aracıdır. Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen ve 2026 yılı için 33.030,00 TL brüt tutar olarak açıklanan yeni asgari ücret, vergi ve sosyal güvenlik sisteminin çeşitli bileşenleri üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bu tutar, aynı zamanda ilan edilen prim ödeme rakamlarının, borçlanma bedellerinin ve istisna sınırlarının da temel belirleyicisi konumundadır.
Bu yazı ile, 2026 yılı asgari ücret artışını ve bununla bağlantılı olarak güncellenen SGK prim tutarlarını, asgari ücretin son beş yıllık dönemdeki seyri, dolar kuru ve enflasyon karşısındaki performansı ile istihdam içindeki payına ilişkin veriler değerlendirilecektir. Söz konusu yazıyı kaleme alan ve Taxia’ya iş ve sosyal güvenlik alanından danışman olarak katılan Barış Erdem’e teşekkürler.
Son Beş Yılda Asgari Ücret Artışları ve Asgari Ücretli Çalışan Ağırlığı
2016 yılından itibaren yılda bir kez belirlenen asgari ücret yüksek enflasyon sebebiyle 2022 yılında temmuz ayında 2. kez belirlenmiştir.2023 ve 2024 yıllarında yine temmuz ayında 2. kez güncellenmiş, 2025 yılında ise ocak ayı haricinde ayrıca bir güncelleme yapılmamıştır. Daha iyi anlaşılması açısından aşağıda son beş yılın asgari ücretleri ve dolar bazındaki değeri gösterilmiştir.

DİSK-AR (DİSK Araştırma) çalışmalarına göre, asgari ücret ve altında ücret alan çalışanların toplam ücretli istihdam içindeki payı son yıllarda artış eğilimindedir. 2024 yılı 4. çeyrek verilerine göre, ücretli çalışanların yaklaşık %47'si asgari ücret veya altında ücret geliri elde etmektedir. Bu oran:
- 2020 yılı için : % 38,20
- 2021 yılı için : % 41,50
- 2022 yılı için : % 43,90
- 2023 yılı için : % 45,70
- 2024 yılı için : % 47,00
şeklinde artış göstermiştir.
Asgari ücretlinin istihdam içindeki ağırlığının artışı, yüksek enflasyon karşısında reel ücretlerin erimesi, KOBİ ağırlıklı düşük katma değerli sektörlerin ücret maliyetlerini bu seviyede sıkıştırması ve kayıt dışı istihdamın kısmen asgari ücret üzerinden kayıt altına alınması gibi yapısal faktörlerle açıklanabilir. Toplu pazarlık mekanizmalarının zayıflığı ve sendikalaşma oranının düşüklüğü, asgari ücretin teknik bir alt sınır olmaktan çıkıp geniş bir çalışan kitlesi için fiili "ortalama ücret" haline gelmesine neden olmuştur. Bu durum, literatürdeki tanımıyla bir "asgari ücret tuzağına" işaret etmektedir. Ekonomi, verimlilik artışından bağımsız olarak, ücret belirlemede asgari ücrete endekslenmiş ve ücret dağılımı bu seviyede yoğunlaşmıştır. Sonuç olarak, bu eğilim yalnızca bir ücret meselesi değil, üretim yapısı, gelir dağılımındaki bozulma ve orta gelir grubunun daralması gibi ekonomi politiğin daha derin sorunlarına dair önemli bir gösterge niteliği taşımaktadır.
2026 Yılı Asgari Ücret, Maliyetler
Asgari ücret yapılan önemli bir düzenlemeyle gelir ve damga vergisinden istisna edilmiştir. Detaylarını linkte yer alan yazımızdan okuyacağınız üzere asgari ücrette ve genel olarak ücretlerde vergileme ülkelerin en önemli maliye politikası alanlarından bir tanesidir.
19 Aralık 2025 tarihli 33112 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan 7566 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ un 22 ve 23’üncü maddeleri ile 5510 sayılı Kanunda düzenlenen sigorta prim oranları artırılmıştır.
5510 sayılı Kanunun 52’nci maddesinde düzenlenen isteğe bağlı sigorta prim oranı artırıldı. İsteğe bağlı sigorta prim oranı 5510 sayılı Kanunun 82 inci maddesine göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak üzere sigortalı tarafından belirlenen prime esas aylık kazancın %32'sidir. Bunun %20'si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, %12'si genel sağlık sigortası primidir. Yapılan düzenleme ile toplam sigorta prim oranı %32’den %33’e, %20 olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi oranı %21’e yükseltilmiştir.
Anılan düzenlemelerde yer alan hükümler uyarınca, aşağıda ayrıntıları belirtilen tüm değişiklik ve uygulamalar 01.01.2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
İmalat dışı sektörlerde uygulanan SGK primi işveren hissesinin dört puanlık kısmına isabet eden Hazine teşviki, 2026 yılı ocak ayı başından itibaren iki puan olarak uygulanacaktır. NACE kodu imalat sanayiinde olan işyerleri için söz konusu teşvik beş puan olarak uygulanmaya devam edecektir.
Asgari ücretin 7,5 katı olarak uygulanan prime esas kazanç üst sınırı 01.01.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere asgari ücretin 9 katı olarak uygulanacaktır.
SGK uzun vadeli sigorta kolları (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları) prim oranına ilişkin %11 olan işveren hissesi, 2026 yılı Ocak döneminden itibaren %12 olarak uygulanacaktır. Bu kapsamda, %20 olan uzun vadeli sigorta prim kolları oranı %21’e yükselecektir.
SGK hizmet borçlanmalarında uygulanan %32 tutarındaki borçlanma oranı, doğum borçlanması hariç %45 olarak uygulanacaktır. İsteğe bağlı sigorta primi ilişkin %32’lik oran, 2026 yılı ocak ayı başından itibaren %33 olarak uygulanacaktır.
Aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere, asgari ücret, salt olarak işveren maliyeti veya çalışanlar içinde ağırlığı dikkate alındığında işçinin geliri olarak görülmemelidir. Sabit bir parametre olarak dikkate alınıp teşvik, istisna, ödenekler ve GSS primi gibi birçok sabit ve değişkeni etkilemektedir.
2026 yılı uygulama dönemi (01.01.2026-31.12.2026) için belirlenen ve tüm ilgili gruplar için temel teşkil eden tutarlar aşağıda sunulmuştur.

Sonuç olarak, son yıllarda giderek artan şekilde asgari ücretlinin istihdam içindeki ağırlığı, asgari ücret çalışanlarının refahının artışı şeklinde yükseltilmesi, enflasyonu tetikleyeceği şeklinde gündem oluşturmaktadır. Refah ülkelerine bakıldığında asgari ücretli toplam istihdam içinde çok küçük oranda yer almaktadır. Yüksek enflasyon sebebiyle oluşan yapısal bozukluk, dolar bazında dahi asgari ücretin önemli artış kaydetmesine rağmen bu gruba refah sağlamamakta birlikte asgari ücret, temel ücret olma yoluna gitmektedir.
7566 sayılı Kanun’un 22 ve 23’üncü maddeleri ile 5510 sayılı Kanunda düzenlenen sigorta prim oranları artırılmıştır. Buna bağlı olarak sadece beklenen enflasyon oranında değil ayrıca işveren maliyetine de menfi etki oluşturulmuştur.
Asgari ücret, sadece işveren maliyeti veya çalışanlar içinde ağırlığı dikkate alındığında işçinin geliri olarak görülmemelidir. Parametre olarak dikkate alınıp teşvik, istisna, ödenekler, GSS primi ve idari para cezası gibi birçok sabit ve değişkeni etkilemektedir.
Sevgi & Saygılarımızla,
Tax & International Advisory | Taxia & Taxademy
PDF İndir