2024-62 / Uluslararası Mali Gelişmeler (Temmuz – Eylül 2024 - 3 Aylık Özet)
Değerli okurlarımız,
Uluslararası ticaret ve ekonomi politikalarını etkileyen vergi ve mali politikalar alanındaki küresel gelişmeleri takip ederek yatırımcılarımızı ilgilendirebilecek konularda bilgi ve değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bizi ilgiyle takip ettiğiniz için teşekkür ederiz.
Dünya genelinde Rusya - Ukrayna arasındaki devam eden çatışmanın ardından İsrail’in Gazze ekseninde başlayan şiddetli operasyonu bölgeye yayılarak devam ediyor ve nerede duracağı bilinmiyor. İran’ın da dahil olmasıyla küresel etkilerinin çok daha yüksek olabileceği bu çatışma ortamı dünya politik ve ekonomi gündemini olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Yüksek faiz ve enflasyon döngüsü içinden çıkmaya çalışan global ekonomiler şimdi bu sıcak çatışmaların yarattığı politik ve lojistik sorunlarla da baş etmeye çalışıyorlar. ABD’de faiz indirimleri beklenenden gecikmeli olsa da başlıyor, gelişmekte olan ülkelere yatırım akışında bir hareketlenme beklense de Türkiye henüz jeopolitik riskler sebebiyle bu akıştan beklenen payı alamıyor. Diğer yandan petrol ve emtia fiyatlarında beklenmeyen hareketler gelişmekte olan ülkelerin bütçelerini zorlamaya devam ediyor. Önümüzdeki aylarda ABD’de yaklaşan seçim süreci (ve olası bir yönetim değişikliği) ile bu konuda belirsizliklerin de artması beklenebilir.
Pandemi ve sıcak çatışma ortamı sebebiyle bir süre göz ardı edilen çevresel faktörler kaynaklı riskler tekrar öne çıkıyor, ülkelerden beklenenler BM düzeyinde alınan kararlar ile somutlaşıyor; bu kararlara imza koyan ülkelerin hayata geçirmeye başladıkları reformlar ise uluslararası iş yapış modelleri için ilave yükümlülükler getiriyor.
Türkiye’nin son genel seçimler sonrası yeni ekonomi yönetimi ile uygulamaya başladığı politikalar iş dünyasının desteği ile karşılanmışken daha uzun vadede sebep olduğu ekonomik durgunluk ve sabit gelirli kesimler için yarattığı gelir kaybı sebebiyle piyasalarda giderek temkinle karşılanıyor.
Uluslararası kredi kuruluşları tarafından gerçekleştirilen not iyileştirmesi, yabancı yatırımcıların sınırlı da olsa yüksek faiz beklentisiyle yatırımlarını Türkiye’ye yönlendirmesi ve artan turizm gelirleri sayesinde yaz ayları boyunca görece olarak sakin bir döviz piyasası izlenirken, yılın geri kalan döneminde bunun sürdürülebilirliği konusunda endişeler oluşuyor.
Ekonomi yönetiminin uygulamaya çalıştığı mali politikalar henüz enflasyon artışı konusunda beklenen sonucu vermiyor. Geniş toplum kitlelerinin (başta emekli ve asgari/sabit ücretli kesim) enflasyon karşısında reel anlamda gelir kaybı yaşamaya devam etmesine rağmen iktidarın sıkı para politikasının sürdürülüp sürdürülemeyeceği ve olası maliyetleri tartışılmaya devam ediyor. Geçen yıl gerçekleşen yıkıcı depremin onarım çalışmaları ve KKM hesapları sebebiyle kamunun artan mali yükleri kamu bütçesi üzerinde baskı oluştururken, ekonomi yönetiminin çözüm olarak gündeme getirdiği “vergi paketleri” gündemde önemli yer tutmaya devam edecek gibi gözüküyor.
Bu kapsamda, dünyada yaşanan ve Türk yatırımcıları da etkileyebilecek mali gelişmeleri gözlemleyerek, önce yabancı ülkelerde yaşanan gelişmelerle başlayacağız, sonra AB / OECD gibi uluslararası kuruluşların vergi ve mali gündemlerine değindikten sonra Türkiye’de yaşanan önemli uluslararası gelişmeleri başlıklar olarak ileteceğiz.
Keyifli okumalar dileriz.
A. Ülkelerde Yaşanan Mali Gelişmeler
Almanya – Transfer Fiyatlaması kapsamında “APA” süreçleri güncellendi
Peşin Fiyatlandırma Anlaşması (Advance Pricing Agreement, “APA”) Transfer Fiyatlandırması kapsamında ilişkili taraflar ile işlemleri olan çok uluslu şirketlerin uygulamayı düşündükleri TF politikalarını ilgili ülke vergi idaresi ile önceden görüşerek üzerinde anlaşmasını (ve bu sayede ileride oluşabilecek ihtilafların önüne geçilmesini) sağlayan bir enstrüman olarak tercih edilmektedir.
Almanya vergi idaresi APA uygulamalarında güncellemeye gitmektedir. Yeni uygulama rehberine göre, APA anlaşmalarının kabul edilmeme gerekçeleri daha açık olarak belirtilmiştir (tek taraflı fiyatlandırma anlaşması uygulamaları, düşük oranlı vergi rejimlerinden yararlanmak, vergi incelemeleri sürecinde iş birliği göstermemek gibi). Ayrıca, bir defalık (one-off) işlemler için yapılan APA başvurularında (örneğin; şirketin iş fonksiyonlarının bir kısmının devredilmesi gibi) başvurunun işlemden önce yapılması gerekliliğine dikkat çekiliyor.
Macaristan – İlişkili taraf işlemlerini bildirmeyenlere uygulanan cezalar arttırıldı
2017 yılından bu yana, Macaristan’da kurulu şirketlerin yurtdışında yer alan “ilişkili şirketler” (related parties) ile işlemlerinin ilk defa yapıldığında vergi idaresine bildirilmesi gerekmekte. Bu bildirimler ilk işlemden itibaren 15 gün içinde ve ilişkili taraf işlemlerinin sona erdiği tarihlerde ayrı ayrı yapılmalı. 2024 yılı içinde, söz konusu bildirimleri zamanında yapmayan şirketlere uygulanan ceza önemli oranda arttırılarak (her bir tespit için) 1 milyon HUF tutarına çıkartıldı. Macaristan’da iştiraki olan çok uluslu şirketlere özel olarak tüm grup yapılarını göz önünde tutarak bu bildirimleri doğru ve zamanında yapmalarının önemi hatırlatılıyor.
Avustralya – Federal Mahkeme çok uluslu şirket lehine önemli vergi kararı açıkladı
Avustralya vergi idaresi ile ünlü bir küresel içecek markası (PepsiCo) arasında uzun süredir devam eden ve vergi camiasını da meşgul eden bir davada, Federal Mahkeme mükellef lehine karar vererek vergi idaresinin yaptığı tarhiyatları kaldırdı.
Konu özet olarak, küresel içecek firmasının Avustralya’da anlaştığı yerel şirket üzerinden ürünlerini pazara sürerken elde ettiği gelirin içinde (i) gizli bir gayri-maddi hak bedeli (royalty) olduğu iddiası ile vergi idaresi tarafından stopaj (withholding tax) uygulanmak istenmesi ve (ii) yabancı firmaya yapılan ödemelerin bir kısmının “örtülü kar aktarımı” olarak görülerek kurumlar vergisine (diverted profit tax) tabi tutulmak istenmesi üzerine ortaya çıkan bir vergi ihtilafına dayanıyor.
Federal mahkeme, iş modeli içinde firmaların üstlendiği fonksiyon ve sorumluluklar ile bunları tanımlayan şirketler arası antlaşmaların detaylı incelenmesi neticesinde ortada somut bir kanıt olmadan vergi idaresinin yorum yoluyla yapılan ödemeleri yeniden tanımlayarak bu şekilde vergi tarh etmesinin kanuna aykırı olduğuna oyçokluğu ile karar verdi.
Karar çok uluslu şirketler için olumlu bir emsal oluşturacak ve benzer sektörel iş yapış modelleri için geniş bir etki yaratacak şekilde değerlendiriliyor. Ancak gerek Avustralya vergi idaresinin bu gibi çok uluslu iş modellerine yaklaşımı gerekse mahkemenin inceleme sürecinde ortaya koyduğu argümanlar dikkate alındığında, özellikle iş modeline dayanak olan ticari/ekonomik ilişkilerin savunulabilir verilere dayanması ve sözleşmelere açık ve detaylı bir şekilde yansıtılmasının önemine dikkat çekiliyor.
Not: Avustralya vergi idaresinin söz konusu karara ilişkin yüksek mahkemeye temyiz hakkı olduğu ve yapılan açıklamalardan, bu kararın uygulanmasının diğer çok uluslu şirket modellerine olumsuz emsal teşkil edeceği ve yüksek ekonomik etkisi olacağı gerekçeleriyle vergi idaresinin temyiz için özel olarak hazırlık yaptığı anlaşılıyor.
Lüksemburg – Yeni Vergi paketi ile yatırımlar teşvik ediliyor
Lüksemburg Maliye Bakanlığı, vergi yükünü azaltarak yatırımları teşvik edecek yeni bir vergi paketini açıkladı ve tasarı olarak Parlamentoya sundu. Söz konusu paket içeriğinde, öncelikle gerçek kişilerin gelir vergisi yükünü azaltacak ve kademeli bir vergilemeyi sağlayacak bir sistem değişikliği öneriliyor.
Diğer taraftan, ülkenin yatırım cazibesini arttırmak ve işçiler, işverenler ve yatırım fonları için uygun bir faaliyet ortamını sağlamak için değişiklikler öneriliyor. Bunların arasında, Kurumlar Vergisi oranının 1% düşürülmesi, aktif olarak yönetilen yatırım fonlarına (ETF) vergi istisnası sağlanması ve ülkeye gelecek yabancı çalışanlar için (impatriates) kolaylıklar sağlanması gibi başlıklar yer alıyor.
Kanada – “değer artış kazancı” vergilemesi değişiklikleri yürürlüğe girdi
Kanada’nın 2024 yılı Bütçe tasarısı içinde yer alan değer artış kazancı (capital gains tax) vergileme rejimi ile ilgili değişiklikler 2024 içinde yürürlüğe girdi. Söz konusu değişiklikler arasında en önemlisi değer artış kazancı elde eden mükelleflerin, kazancın içinden eskiden 50% (1/2) olan oran yerine 66% (2/3) oranında bir miktarı vergiye tabi matraha eklemeleri yönünde. Ancak Kanada vergi idaresi 2024 yılı içinde bir geçiş hükmüne yer vererek yatırımlarını erken elden çıkartan ve 2024 yılı içinde değer artış kazancını realize eden mükelleflerin eski orandan (50%) yararlanabileceğini ifade ediyor. Bu durum birçok yatırımcıyı ikilemde bırakıyor, yatırımlarını planlanandan erken elden çıkartıp daha düşük vergi ödemek mi yoksa elde tutup daha fazla getiri elde etmeyi beklemek mi arasında tercih yapmaları gerekiyor. Vergi uzmanları bu durumda olan yatırımcılara acele karar vermek yerine portföylerinde yer alan yatırım enstrümanlarını gözden geçirerek her bir yatırım türü için özel vergileme veya istisna rejimleri konusunda danışman görüşü almalarını tavsiye ediyor.
İsviçre – Asgari Kurumlar Vergisi uygulaması kapsamında IIR hayata geçiriliyor
İsviçre Federal Konseyi, 2025 yılından itibaren “Income Inclusion Rule” (IIR) uygulamasının hayata geçirileceğini duyurdu. IIR rejiminde konsolide cirosu 750 milyon EUR üzerinde olan çok uluslu şirketlerin İsviçre’de bulunan iştiraklerinin kazançlarına asgari 15% Kurumlar Vergisi uygulanıyor. Bu uygulama, OECD kuralları doğrultusunda aksi takdirde (İsviçre’de daha düşük oranlı vergilenmesi halinde) diğer ülkelerin vergileyeceği gelirlerin İsviçre’de vergilenmesini hedefliyor. İsviçre’nin bugüne kadar yabancı şirketlere sağladığı vergi avantajları düşünüldüğünde, IIR yoluyla asgari kurumlar vergilemesine geçmesi önemli bir değişiklik olarak kabul ediliyor.
İsveç – 2025 Bütçe tasarısı içinde yer alan vergi düzenlemeleri duyuruldu
İsveç hükümeti, 2025 yılı bütçe tasarısı içinde yer alacak olan önemli vergi düzenlemeleri konusunda duyuru yaptı. Her kesimi etkileyecek değişik başlıklar altında yer alan düzenlemelerin özeti aşağıdaki gibidir (etkilenecek kişilerin konu başlığına göre vergi uzmanlarına danışması önerilir):
- Gelir vergisi beyannamesi üzerinde yararlanılan istisnalar güçlendirilecek, istisnaları kısıtlayan bazı düzenlemeler ortadan kaldırılacak (daha çok alt-orta gelir grubunda yer alan ve tam zamanlı “full-time” çalışanları ilgilendiriyor)
- Expert-tax olarak bilenen ve konusunda uzman kişilerin İsveç şirketlerinde istihdam edilmesini teşvik eden vergi düzenlemeleri genişletiliyor (ancak söz konusu mevzuat inceleme altında ve 2025 yılı içinde değişikliklere tabi olabilir)
- Ev ile işyeri arasında seyahat eden kişilerin vergi matrahından indirebileceği limitler arttırılıyor, böylece daha gerçek masraf tutarları dikkate alınarak söz konusu kişilerin vergi yükünde indirime gidilmiş oluyor.
- Tek kişilik şirketlerin ilk kez personel istihdam etmesini destekleyen “growth support” uygulaması genişletiliyor.
- Rüzgâr türbini yatırımları için uygulanan “emlak vergisi” oranı artırılıyor, böylece yerel yönetimlerin daha fazla gelir payı alarak rüzgâr yatırımlarının önünü açması hedefleniyor
- Geçmiş yıl zararlarının indirilmesi konusunda kurallar basitleştirilerek, indirim olanakları genişletiliyor.
Türkiye – Hisse opsiyonlarının vergilendirilmesinde gelir vergisi istisnası
- Tekno girişim şirketleri, hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli pay senedi verebilir. Bunlar yeni torba kanunla belli şartlarda gelir vergisinden istisna edilmiştir. Diğer şirketlerin verdiği bu tür menfaatlerin ise vergiye tabi oldukları açık olmakla birlikte bu konuda bazı gri alanlar bulunmaktadır. Ülkemizde bu konuda çok fazla uygulama olmadığını biliyoruz. Çoğunlukla uluslararası şirketler çalışanlarına pay senedi veya pay senedi alma hakkı vermekte ve bu tutarları ana şirket Türkiye şirketine ödemekte ve bordrodan geçirmektedir.
- Tekno girişim şirketlerinde bu pay senetlerinin verildiği tarihteki rayiç değeri, yıllık brüt ücret tutarını aşmıyorsa tamamının gelir vergisinden istisna olması amaçlanıyor.
- Pay senedi öngörülen süreden önce elden çıkarıldığında istisna edilen vergi geri alınır. Elden çıkarma süresine bağlı olarak, bu verginin tamamı ya da bir kısmı işverenden tahsil edilir. Bu süreler ve oranlar; 3 yıl içinde: tamamı 4-6 yıl içinde: %75’i, 7-12 yıl içinde: %25’i. 12 yıldan fazla elde tutulma durumunda ise herhangi bir vergi alınmayacaktır.
- İstisnadan yararlanabilmenin belirli şartları vardır. İşverenin tekno girişim şirketi olması gerekir. İstisna pay senedinin verildiği yıl içinde uygulanır ve pay senedinin belirli bir süre elde tutulması gereklidir. Kanunun yayım tarihinden önce verilen pay senetleri için bu istisna uygulanamayacaktır.
- Gelir vergisine ilişkin söz konusu istisnanın uygulanmasında pay senedi verilen hizmet erbabının o yıldaki brüt ücret tutarı esas alınacak, gerekirse düzeltme yapılacaktır.
B. OECD ve Diğer Uluslararası Kuruluşlar
OECD- Ekonomik görünüm raporunu yayımladı
- Rapora göre Türkiye 2024 ve 2025’te yüksek büyüme hızını yakalayan ülkelerden birisi olarak görünüyor.
- Her iki yılda da büyümenin şampiyonu Hindistan olurken dünya ortalamada %3,2 büyüyecek.
BEPS ve MLI’da son durum
OECD bünyesinde devam eden vergi kayıp ve kaçakları ile mücadele uluslararası eylem planı (BEPS) kapsamında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında değişiklik yapan çerçeve anlaşması (Multilateral Instrument – “MLI”) en son Kongo tarafından da imzalandı. Azerbaycan için ise bu Anlaşma 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giriyor.
Kongo anlaşmayı 102. ülke olarak imzalamıştır. Ülkelerin onay prosedürlerinin tamamlanmasıyla 1950 anlaşma kapsama alınmış olacaktır. Söz konusu anlaşma 2020 yılında onaylanması için TBMM gündemine sunulmuştu. Yıllar içinde TBMM gündemine gelemeyen bu Anlaşma yenilenmiş ve tekrar gündeme girmiştir. 2024-2026 OVP’de “çok uluslu Türk şirketlerinin uluslararası yeni vergi düzenlemelerinden doğabilecek kayıplarının önlenmesine ilişkin diplomasi geliştirilmesi” aksiyonu olduğunu gördüğümüz için bu Anlaşma’nın bu yıl Meclis gündemine gelmesini bekleyebiliriz.
Onaylanması halinde Türkiye’nin imzaladığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları uygulamasında önemli değişikliklere yol açabilecek bu anlaşmanın içeriği ve sürecinin takip etmek için vergi danışmanlarınızla temas içinde olmanızı ve bültenlerimizi yakından takip etmenizi önemle hatırlatmak isteriz.
OECD, imzacı ülkelerin tam bir listesini ve karşılıklı kabul edilen maddeleri içeren bilgiler için web sayfasına tıklayınız.
OECD – Vergilendirme ve Eşitsizlik raporunu yayımladı
- Türkiye’den de verilerin yer aldığı raporun özellikle sonuç bölümü mutlaka okunmalı. Yaşanan trend, ücretlerin vergilendirilmesi, dolaylı vergiler ve servet vergileri, aşırı zenginlerin durumu, kurumlar vergisi, düşük gelirli ülkelerin zorlukları, uluslararası iş birliğinin artan önemi rapordaki ana başlıklar.
OECD – Globe uygulaması için bildirim formatını görüş ve öneriye açtı
- Linkte yer alan bildirim, Pillar II kapsamında olan firmaların verecekleri bilgileri içermektedir. Amacı, ortak bir dil ve sistematiğin yakalanması olarak görülebilir. Şartları sağlayan global firmaların bir beyanname vermeleri gerekecek. Özellikle efektif vergi oranlarının, UFRS bazlı olarak takip edilmesi gereken ciro ve diğer gelirlerin ve minimum verginin beyan edilip ödeneceği ülkenin belirlenmesi açısından çok önemli bir beyanname olacağı anlaşılıyor.
OECD – Yapay zekanın finansta artan önemi
- OECD, yapay zekanın finanstaki kullanımına ilişkin çalışmalarını duyurmuştur. Raporlarda yapay zekanın artan tüketici refahına katkısı yanında mevcut risklerde yarattığı artışlara da dikkat çekilmiştir.
- 49 ülke çapında yapılan bir analizin sonuçları da raporlarda yer almaktadır. Detaylı bilgi için tıklayınız.
- Ayrıca Avrupa Konseyi’nin yapay zekâ konusunda küresel bir anlaşmayı imzaya açtığını da duyuralım.
OECD - Bazı zararlı vergi rekabeti uygulamalarında son durumu açıkladı
- Daha önce Türkiye’nin de belli konularda izlendiği ve gerekli adımları atarak listeden çıktığı bu takip listesinde 6 ülkeye ilişkin verilere ve mevcut duruma linkten ulaşabilirsiniz.
- OECD BEP5 Eylem 5 kapsamında zararlı olabilecek vergi teşvik, indirim, bölgesel veya tercihli uygulamalara ilişkin mevcut durum ve ilerleme raporlanmaktadır.
OECD Tax Policy Reforms 2024 raporunu yayımladı.
OECD üyeleri dahil 90 ülkedeki vergi politikalarını inceleyen bu raporda özetle;
- Son yıllarda karşılaşılan global ardışık zorluklarla ve belirsiz makroekonomik görünümle karşı karşıya kalan politika yapıcılar, karmaşık bir zemin üzerinde ilerlemektedirler.
- 2015’teki ilk Vergi Politikası Reformları raporundan bu yana ilk kez 2023'te, daha fazla sayıda ülke kurumlar vergisi oranını arttırırken, oran indirimlerine yönelik eğilim durma noktasına gelmiş görünüyor.
- Gerçek kişi gelir vergisi indirimleri ekonomik toparlanma ve hane halkı gelirlerini desteklemek için bir araç olmaya devam etse de bu raporda kapsanan ülkelerin giderek artan bir kısmı sosyal güvenlik katkı payı uyguladıkları gözlemlenmektedir.
- Enerji maliyetlerindeki sert yükselişe ve bunu takip eden enflasyona yanıt olarak çeşitli ülkelerin enerji ürünlerinde önemli oranda KDV indirimine gitmelerinin ardından, bu tür KDV indirimlerinin ve taban daraltma önlemlerinin hızı yavaşlamakta ve bazı ülkeler bu ürünlerdeki KDV indirimi önlemlerini geri çekmektedir.
- Devam eden hayat pahalılığı baskıları, ilk olarak 2022 yılında ortaya çıkan bir eğilim olarak, hükümetleri enerji kullanımı üzerindeki vergileri azaltmaya sevk etmiştir.
- Daha fazla bilgi edinmek için linki tıklayabilirsiniz.
C. Ülkemizde Neler Var?
2024 yılının ilk yarısı sıkı para politikası yanında OVP’ye uygun bir biçimde, vergi harcamalarının daraltılacağı, etkin olmayan vergi istisnalarının kaldırılacağı söyleminin yoğunluğu içinde geçti. Torba Kanun çıktı ve asgari vergileme, devreden KDV’nin süreli taşınması, GYF/GYO gibi bazı enstrümanlara kar dağıtım şartı getirilmesi, hisse opsiyonlarının ilk defa gelir vergisinde tanımlanması gibi önemli yenilikler var.
Tam bu Kanun’un tebliğleri çıkarken, Meclisin açılmasıyla yeni bir Torba Kanun beklentisine daha girildi, 7524 sayılı Kanun’a eklenemeyen bazı düzenlemeler olduğunu duyuyoruz, göreceğiz. Yeni yayımlanan OVP’de vergi ve teşvikler tarafında benzer vurguların olduğunu söyleyebiliriz.
Enflasyon düzeltmesi ise tam bir muamma oldu, belli ciro altı firmalara en azından geçici vergilerde muafiyet sağlandı, ama 2024 yıl sonu için tüm firmalar yapacak gibi görünüyor. Sayın Maliye Bakanı’nın son açıklamalarından henüz devam eden yatırımların da kapsam dışı bırakılması bekleniyor. TÜRMOB’un Tebliğe karşı Danıştay’da açtığı davada sonucu merakla bekliyoruz. Bu arada Ticaret Bakanlığı, SPK, BDDK gibi kurumlar da enflasyon muhasebesinin bilançolara etkisi konusunda kararlar yayımlamaya devam ediyor. Hangi finansal tabloların esas alınacağı ve atılacak kayıtlar açısından önemli.
Uluslararası anlaşmalar tarafında da yeni gelişmeler var. Türkiye’nin de taraf olduğu asgari kurumlar vergisinde yeni bir anlaşma daha imzalandı: STTR, süreç çok hızlı ilerliyor. Ayrıca Hong Kong dahil yeni 4 çifte vergilendirme anlaşması gündemde, yürürlük tarihleri belli oldu.
Finans konusunda önemli bir gelişme de Maliye’den. İstanbul Finans Merkezinde katılımcı olarak yer alan firmalara TL dışında başka para birimleriyle defter tutma imkânı geliyor. Konuyla ilgili ayrıntıları içeren Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.
Kur korumalı mevduata stopaj getirildi. Bağımsız denetime ilişkin kriterlerin yıllar itibariyle uygulama şekli açıklandı. Teşvikte ise ikiz dönüşüm denilen yeşil ve dijital konusunda adımlar atılıyor. Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve öncelikli ürün desteklerinde değişiklikler yapıldı. HIT 30 programıyla bazı alanlarda büyük tutarlı çağrılar açıldı.
Maliye tarafında, taşıt tanıma sisteminin kapsamı genişliyor. Vergi cezaları artıyor, nakit ekonomisini daraltacak adımlar atılıyor. Kiraları tutarına bakmaksızın bankadan ödemek şart. Muhasebe defterleri dışındaki ticari defterler de elektronik ortamda tutulabilecek, Tebliğ Taslağı çıktı. Pay defteri, karar ve toplantı defterleri de artık e-defter formatında olacak. Ticari tarafta otomotiv, elektronik ticari iletilerde entegratörler, güvenli ödeme sistemleri, elektronik ilanlarda kimlik doğrulama ve OSB’lerde yapılan düzenlemeler önemli başlıklar olarak görünüyor.
Sürdürülebilirlik tarafında da gündem yoğun. İklim Kanunu beklenirken, ilgili kurumlar taksonomi, sürdürülebilir bankacılık, denetim ve raporlama konusunda düzenlemelerini sırayla yayımlıyor.
Yeni Torba Kanun ile Önemli Düzenlemeler Geldi
- Bayram öncesi gündeme gelen ve Maliye Bakanı’nın ipuçlarını verdiği 7524 sayılı Torba Kanun yürürlüğe girdi ve ikincil düzenlemeler yolda.
- Kanun’da firmaların tamamı için zarar dahi etseler bir asgari vergi ödemeleri yanında global uygulamalara paralel bir şekilde büyük cirolu firmalara bir “asgari kurumlar vergisi” geldiğini görüyoruz. Bu konuda Tebliğ yayımlandı.
- Kurumlar vergisinde farklı oranlar, indirimli oran uygulamaları, serbest bölge kazançları, yatırım fon ve ortaklıklarının vergilenmesi, asgari kurumlar vergisi, kısmi bölünme ve taşınmaz satış kazanç istisnası, Türkiye’den yurt dışına verilen bazı hizmetlerde indirim uygulaması, yurt dışı iştiraklerden elde edilen ve şartları sağlayan %50 istisnalı kâr payı gelirleri gibi temel düzenlemelere ilişkin açıklamalar Tebliğin konusunu oluşturuyor.
- Asgari kurumlar vergisi 90’lı yıllarda yapılan kısa süreli uygulamaya benzerlik gösteriyor olmakla birlikte, geçmiş yıl zararlarının mahsup edilmeden vergi alınacak olması şimdiden yoğun tartışmalara neden oldu. Esasen bazı indirim ve istisnaların düşülmesine izin verirken, asgari kurumlar vergisi matrahından düşülmesine izin verilmeyen bu tutarlar nedeniyle bu tür imkanları yoğun bir şekilde kullanan firmaların efektif vergi yüklerinin artacağını söylemek mümkün. İlk gündeme geldiği şekliyle aktif veya cironun üzerinden belli bir oranda (%2 olarak basına yansımıştı) bir gösterge matrah üzerinden alınması söz konusu değil.
- Pillar II (Sütun II) olarak da bilinen küresel asgari kurumlar vergisi konusunda ise çok geniş, sayfa sayısı da bir hayli fazla bir Tebliğ Taslağının hazır olduğunu biliyoruz, onu da merakla bekliyoruz. Pillar I ise, dünyanın merakla beklediği, çoğunluğu dijital hizmet vergisi ile muhatap olan ABD’li firmalar için çok önemli bir konu. Fakat buna ilişkin bir düzenleme henüz Türkiye’de de gündemde değil.
- Ayrıca Kanun’un gelir vergisi uygulamaları için de bir Tebliğ yayımlandı. Gelir İdaresi tarafından hazırlanan Tebliğde ülkemizde nispeten az bilinen ve uygulanan bir yöntem olan çalışanlara verilen pay senetleri için öngörülen gelir vergisi istisnası ile genelde nakit ödemenin yaygın olduğu ve vergiye uyum yeteneği düşük olan sektörleri hedef almak üzere yeni gelen hasılat bazlı denetim ve izaha davet uygulamasına ilişkin açıklamalar yer alıyor.
Bu dönemde Türkiye’de gerçekleşen önemli mali konular için bültenlerimizi inceleyebilirsiniz.
Eylül 2024 İkinci Yarısı
Eylül 2024 Bülteni
Ağustos 2024 Bülteni
Sermaye Hareketleri Genelgesi
Bu bültende geçen herhangi bir konuyla ilgili sorularınız için danışmanlarımıza ulaşabilirsiniz.
Sevgi ve saygılarımızla,
Tax & International Advisory | Taxia & Taxademy
PDF İndir