Sirküler slider-tr Yayınlar

2021-090 / Dünya Vergide Neyi Konuşuyor?

No : 2021-090
Tarih : 29.09.2021
Konu : Uluslararası Mali Gelişmeler (Haziran-Eylül 2021 / 3 Aylık Özet)

Değerli okurlarımız,

Sizlerle uluslararası bir network’ün parçası olarak uluslararası vergi ve mali politikalar alanındaki gelişmeler konusunda bilgi ve değerlendirmelerimizi paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Dünyada global vergi sisteminde vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele konularında ilave tedbirler ve bilgi paylaşımı, asgari kurumlar vergisi oranı gibi tartışmaların devam ettiği bu dönemde bir yandan da varyant COVID-19 salgınının etkilerinin giderilmeye çalışıldığı, dünyada aşılamanın yaygın hale gelmesiyle ekonomik ve sosyal hayatın da hızla normalleştiği bir küresel ortamda önemli değişiklikler gündeme geliyor.
Önce ülkelerde yaşanan gelişmelerle başlayacağız, sonra OECD gibi uluslararası kuruluşların vergi ve mali gündemlerine değindikten sonra Türkiye’de yaşanan önemli uluslararası gelişmeleri başlıklar olarak ileteceğiz.

A. Ülke Gelişmeleri

Yunanistan; Elektronik kayıt tutma ve veri aktarımı düzenlemeleri revize edildi
Yunanistan’da vergi mükelleflerinin muhasebe ve vergisel yükümlülüklerini elektronik sistem üzerinde yerine getirmelerini ve vergiye dayanak olan kayıtlarını elektronik ortamda paylaşmalarını zorunlu kılan düzenlemeler revize edilerek 2021 ve 2022’ye yayılan bir takvime bağlandı. Söz konusu düzenlemeler mükelleflerin (çok uluslu şirketler dahil) vergi kayıtlarının daha şeffaf hale gelmesini ve hem Yunanistan makamları hem de gerektiğinde diğer ilgili ülkeler tarafından (bilgi paylaşımı yoluyla) denetlenebilir olmasını hedefliyor.

İrlanda; 2021’in ilk yarısında şirket birleşme ve satın almaları (M&A) rekor düzeyde
Covid-19 etkileriyle 2020 yılında yavaşlayan M&A aktiviteleri 2021 yılının ilk 6 ayında tüm zamanların rekorunu kırarak 19,6 milyar Euro düzeyine ulaştı. Bu artış içinde özellikle yurtdışından gelen (inbound) yatırımların ve özel sermaye fonları (private equity) yatırımlarının önemli pay sahibi olduğu görülüyor. Ekonomik gerekçeler yanında, İrlanda’nın yatırımcılara birçok avantaj sunan mali ve vergisel uygulamalarının bu artışta etkisi olduğu ve Covid-19 sonrası küreselleşme kararı alan şirketlerin İrlanda’yı öncelikli olarak tercih ettiği düşünülüyor.

Polonya; Çok uluslu şirket yapılarını ve şirketler arası ödemeleri vergilemeyi hedefleyen yeni düzenlemeler tartışmalara yol açacak
Polonya hükümetinin hazırladığı yeni vergi tasarısı, pandemi sonrası ekonomik toparlanma döneminde geçerli olacak birçok vergisel düzenleme öngörüyor, bu düzenlemeler Polonya’daki şirketlerin (özellikle yurtdışı ile işlemleri daha fazla olan çok uluslu şirketlerin) efektif vergi yükünü arttıracak etki yapabilir.
Öngörülen düzenlemelerin önemli başlıkları; “örtülü kar transferi” olarak belirlenen durumlardan ilave vergi alınması; “stopaj yoluyla vergilendirme” uygulamalarının yeniden düzenlenmesi; “vergi mukimliği” kurallarının yeniden tanımlanması yoluyla Polonya’da faaliyet gösteren yabancı şirketlerin vergi kapsamının genişletilmesi; “örtülü temettü ödemeleri” olarak kabul edilen durumların tanımlanarak vergi matrahından indiriminin reddedilmesi ve “finansman gider kısıtlaması” uygulaması yoluyla vergi matrahının aşındırılmasının engellenmesi olarak sayılabilir.

Almanya ve İsveç; ekonomik işveren (economic employer) modeline geçiyor
Avrupa’da ikamet ettiği ülkelerden farklı ülkelerde veya yabancı bir ülkede yerleşik bir şirket adına çalışan kişilerin vergilendirilmesi çok uzun süredir devam eden ve uygulamada birçok zorluk barındıran bir konu başlığıdır. “Ekonomik işveren” modeli esasında bu konuda uzun zamandır kullanılan ve çalışanların hangi ülkede vergilendirilebileceğini belirleyen “183 gün” kuralının yerine getirilen bir düzenlemedir. Özellikle Covid-19 pandemi sürecinde uzaktan çalışma modelinde daha az iş seyahati ve ülke değiştirme gerçekleştiği için bir süre ertelenen bu tartışma, aşılamanın yaygınlaşması ve iş seyahatleri sebebiyle ülke değiştirenlerin sayısının artmasıyla tekrar gündeme oturdu.
Ekonomik işveren başlığı altında önerilen yeni sistem, artık çalışanın hangi ülkede kaç gün kaldığının hesaplanması değil, kişinin gerçek işvereninin kim olduğu (hangi işveren nam ve hesabına çalıştığı) ve dolayısıyla kişinin vergisel yükümlülüklerinden hangi işverenin sorumlu olduğu esasına dayanıyor. Almanya ve İsveç kendi iç mevzuatlarında yaptıkları düzenlemeler ile bu uygulamaya başladılar. Örneğin, kişinin hangi ülkede çalıştığından bağımsız olarak, söz konusu kişi bir Alman işveren için ve onun iş faaliyetleri ile ilgili çalışıyorsa Almanya’da “ekonomik işveren” tanımı altında vergilendirilmesi gerekebilir. Benzer şekilde, İsveç’te yaşayan ama yabancı bir şirket adına faaliyet gösteren kişilerin de İsveç’te “ekonomik işveren” tanımı altında vergi ödemesi gerekebilir. Bu durumda, kişinin yaşadığı ülke ile Almanya/İsveç arasındaki olası bir çifte vergilendirme riski, ülkeler arası “Çifte Vergilendirmeyi Önleme” anlaşmaları yoluyla giderilmeye çalışılacaktır.
Konu uygulama alanı bakımından çok sayıda şirketi ve çalışanı ilgilendirdiği için kapsama girecek kişilerin önceden durumunun belirlenip uzman vergi danışmanları eşliğinde vergisel yükümlülüklerin planlanması önerilir.

İspanya; Vergi kaçakçılığı ile mücadele konusunda yeni yasal düzenleme yapıldı
Vergi kaçakçılığı ile mücadeleyi hedefleyen yeni yasal düzenleme birçok konuda önemli değişiklikler getiriyor. Örneğin, eski “vergi cenneti” (tax haven) tanımını genişleterek “vergi alanında iş birliğine yanaşmayan” ülke (non-cooperative jurisdiction) tanımını getiriyor ve bazı vergisel rejimlerden yararlanan şirketlerin dağıtılmamış karları üzerinden 15% vergi alınmasını öngörüyor. Diğer taraftan, söz konusu düzenlemeler kapsamında Holding şirketleri vergi rejimi ve şirket aktiflerinin (gayrimenkul dahil) vergisel değerlemesini etkileyen değişiklikler de söz konusu. Kapsanan konular çok geniş olduğu için ilerleyen dönemde vergi mükelleflerinin kendilerini etkileyen konu başlıkları hakkında bilgi sahibi olup uzman vergi danışmanları yardımıyla İspanya’daki mevcut veya olası yatırımlarını planlamaları önerilmektedir.

İsviçre; Kıbrıs (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) ile vergi anlaşmasında BEPS kapsamında ek Protokol imzaladı
İsviçre ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki vergi anlaşması (tax treaty) üzerinde değişiklik yapan ek Protokol imzalandı. Söz konusu Protokol ile özellikle vergi kayıp kaçağı ile mücadele konusunda global aksiyon planı (BEPS) kapsamında getirilen yeni düzenlemeler; vergi anlaşmalarından haksız yararlanmanın önüne geçilmesi (anti-treaty shopping), işyeri vergilendirilmesi (taxation of Permanent Establishment), bilgi değişimi (exchange of information) ve vergi avantajlarına hak kazanılması (entitlement to benefits) konuları yeniden düzenlendi.

B. OECD ve Diğer Uluslararası Kuruluşlar
Covid döneminde vergisel olarak önemli gelişmeler oluyor. Ülkeler finansal güçleri ve bütçe durumlarına göre vergi indirimlerine giderken bazı ülkelerde de bir defalık vergiler ihdas edildiğini veya mevcut vergi oranlarında artışlar olduğunu görüyoruz.

OECD ülkelerin gelir, kurumlar ve KDV gibi önemli vergi oranlarında 2005-2020 arasındaki değişmelere yönelik bir broşür yayımladı.
Türkiye’nin de içinde olduğu ülkelerde vergi oranlarında ayarlama yapmayan neredeyse hiçbir ülke yok. Özellikle çalışan maaşları ve ücretleri üzerinden alınan gelir vergisi, sosyal güvenlik primi benzeri ödemelerin bu dönemde bir miktar azaldığını gözlemliyoruz. Vergi takozu denilen bu vergi vb mali yükümlülüklerin oransal olarak en yüksek olduğu ülke Belçika (%51,5) iken 0 olduğu tek ülke ise Kolombiya’dır. Notun tamamına ulaşmak için linki tıklayabilirsiniz. Türkiye ise %40 ile listenin ortalarında yer alıyor.
Ayrıca OECD tarafından ücret gelirlerinin vergilendirilmesi rehberi her yıl yenileniyor. Bu yıl yayımlanan rapora da buradan ulaşabilirsiniz.

OECD Covid döneminde ülkelerin aldığı vergisel önlemlerin tamamına ilişkin bir Rapor yayımladı.
Rapor özellikle 2020’de ciddi bir şekilde daralan ekonomilerde çok etkilenen sektörlerin ayakta kalması, çalışanların mağdur olmaması ve firmalara nakit veya vergisel destek verilmesi gibi ekonomik önlemleri analiz etmektedir. Çoğu ülkede vergilerin ödenmesinin ertelenmesi yanında KDV oran indirimleri gibi destekler de söz konusu olmuştur. Bu dönemde kişisel gelir vergisinde dilimlerde, vergi oranlarında artışlar olmuş Rusya ve Çekya ise düz oranlı vergilemeden artan oranlı vergilemeye geçmişlerdir.
Raporda ayrıca ülkelere yönelik olarak kurtarma ve teşvik paketlerinin şekli, zamanlaması ve etkileri konularında tavsiye niteliğinde öneriler yer almaktadır.

OECD tüketim vergileri üzerine bir analiz raporu paylaşmıştır. Rapora göre toplam vergiler içinde %15,4 pay ile ABD en az tüketim vergisi alan ülke iken %49,5 ile Şili tüketimi en fazla vergileyen ülkedir. Daha fazlası için Raporu linkten okuyabilirsiniz.

OECD nezdinde dijital vergileme çalışmalarına hız verilmiştir.
2021 raporuna göre gelişmiş veya gelişmekte olan 59 ülkede 12,3 trilyon Euro vergi geliri toplanmıştır. 860 milyon gelir/kurumlar vergisi mükellefi tarafından ödenen bu vergi için bu ülkelerde 1,8 milyon Maliye vergi memuru çalışmaktadır.
Daha fazlası için tıklayınız.

C. Ülkemizde Neler Var?
Bu dönemde Türkiye’de gerçekleşen uluslararası vergilendirme konusundaki önemli gelişmeleri de şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) ile yapılan anlaşmanın süresi 2025 yılına kadar uzatılmıştır.
    • 1967’den beri kapsayıcı ve sürdürülebilir sınai kalkınmanın bölgesel düzeyde teşviki amacıyla çalışan örgütle Türkiye’de bir UNIDO merkezi kurulmasına yönelik olarak yapılan Anlaşmanın 15 Şubat 2020 tarihinden başlamak üzere 5 yıl daha uzatılması kararlaştırılmıştır.
    • Uluslararası hizmet ticaretinin artan önemine binaen Ticaret Bakanlığı’nda Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Kararnamede yapılan düzenlemeyle söz konusu genel müdürlük dışında Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü, İhracat, İthalat, Gümrükler, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkilerinde de güncellemeler yapılmıştır.
  • Türkiye Cumhuriyeti ile Angola Cumhuriyeti arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması akdedilmesine ilişkin ilk tur müzakereler 13-14 Temmuz 2021 tarihleri arasında video konferans yöntemiyle gerçekleştirilmiştir.
  • Türk ihracatında rekabetçiliğin geliştirilmesinin yanı sıra, ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki yerinin korunması ve güçlendirilmesi ile yeşil yatırımların ülkemize çekilmesi bakımından da önem arz eden ve ilgili tüm politika alanlarında yeşil dönüşümün desteklenmesini hedefleyen bir yol haritası niteliğindeki Eylem Planına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 16.07.2021 tarihli Resmî Gazete’ de yayımlanmıştır.
    • “Yeşil Mutabakat Eylem Planı”, uluslararası ticaret ve ekonomide meydana gelen bu değişim ve dönüşüm karşısında ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir ve kaynak-etkin bir ekonomiye geçişini desteklemeyi amaçlamaktadır. o
    • Bu doğrultuda, ekonomimizin lokomotifi olan ihracatımızda rekabetçiliğimizin korunması ve geliştirilmesi, ülkemizin Gümrük Birliği sayesinde AB ile sağlamış olduğu bütünleşmenin derinleştirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir.
    • En önemli ticaret ortağımız olan AB tarafından açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı ile öngörülen kapsamlı değişiklikler başta olmak üzere bu alandaki dönüşüme zamanlıca uyum sağlanması ve karşı karşıya kalacağımız risklerin fırsata çevrilmesi amacıyla Bakanlık liderliğinde kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektör iş birliği içerisinde hazırlanan Eylem Planı 9 ana başlık altında toplam 32 hedef ve 81 eylemi içermektedir.
    • Dünyada iklim değişikliği ile mücadelede yükseltilen hedefler doğrultusunda, artan sayıda ülke ulusal karbon fiyatlandırma mekanizmalarını hayata geçirmektedir. Halihazırda dünyada uygulanan veya hayata geçirilmesi planlanan 31’i emisyon ticaret sistemi ve 30’u karbon vergisi olmak üzere 61 ulusal karbon fiyatlandırma mekanizması bulunmaktadır.
    • Yeşil Mutabakat Eylem Planına ulaşmak için tıklayınız. 
  • Gerçek faydalanıcı bilgisinin Gelir İdaresi ile paylaşılmasına başlanmıştır.
    • Bu kapsamda 13 Temmuz 2021 tarih ve 31540 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ve yürürlüğe giren “529 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği” ile kurumlar vergisi mükellefleri ile diğer bazı kişilere gerçek faydalanıcı bilgisini bildirme zorunluluğu getirilmiştir.
    • Detayları ayrıntılı çalışmamızdan takip edebilirsiniz.
  • Türkiye Cumhuriyeti ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması 7 Eylül 2021 tarihinde Ankara’da İmzalanmıştır.
    • Anlaşma ile genel olarak vergilendirme hakkı, geliri elde eden kişinin yerleşik olduğu ülkeye verilmekte, gelirin elde edildiği ülkenin vergilendirme hakkı kâr payı, faiz ve gayrimaddi hak bedellerinde %10 oranı ile sınırlandırılmaktadır. Ayrıca diğer ülkede 12 aydan kısa süren inşaat, montaj veya kurma projesi faaliyetlerinin icra edildiği ülkede vergilendirilmemesi öngörülmektedir.
    • Anlaşma ’da yer alan Bilgi Değişimi maddesi ile iki ülkenin vergi kayıp ve kaçağı ile daha etkin bir mücadele amaçlanmakta olup, iki ülke arasında vergilerin tahsilatında iş birliği yapılmasına ilişkin düzenleme de Anlaşmada yer almıştır.
    • Anlaşma iki ülke tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecektir.
    • Türkiye’nin, imzalanan bu anlaşma ile bugüne kadar sonuçlandırdığı Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının sayısı 96’ya ulaşmış olup, bunlardan 86’sı yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Bu bültende geçen herhangi bir konuyla ilgili sorularınız için danışmanlarımıza ulaşabilirsiniz.

PDF indirmek için tıklayınız.

Sevgi ve Saygılarımızla,
Tax & International Advisory | Taxia & Taxademy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir