Makale Sirküler

2020-129 Vergi İhtilaflarında Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Ve Örnek Kararlar

No          : 2020-129

Tarih     : 09 Kasım 2020

Konu     :Vergi İhtilaflarında Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Ve Örnek Kararlar

VERGİ İHTİLAFLARINDA ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU VE ÖRNEK KARARLAR 

Vergi mükelleflerinin hakları kapsamında değerli bir çalışmayı dikkatinize sunmak isteriz. Sayın İlhan Culha tarafından kaleme alınan yazıyı keyifle okumanızı dileriz. Özellikle vergi borçlarında yeniden yapılandırmanın Mecliste olduğu bu günlerde istifadenize sunarız.

Vergi mükelleflerinin Anayasa tarafından güvence altına alınan haklarının takibi ve yönetiminde şirket ortaklarımız ve avukatlarımız olarak tax & litigation bölümümüz ile hizmetinizdeyiz.

Şimdi sözü İlhan Bey’e bırakalım, sorularımız ve cevaplarıyla:

I -)       Bireysel Başvuru Ne Demektir?

  1. 2010 yılında Anayasa’nın 148. maddesine bir fıkra eklenmek suretiyle herkesin Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmasının yolu açılmıştır.
  2. Vergi Mahkemesi açısından bakarsak, Kanunda sayılı istisnalar haricinde ilk derece Vergi Mahkemelerinin kararlarına karşı İstinaf kanun yolu, İstinaf Mahkemelerinin kararlarına karşı da Danıştay nezdinde Temyiz yolu açıktır. Anayasa Mahkemesi ise Kanun Yolları arasında sayılmamıştır. Yani Anayasa Mahkemesi bir temyiz makamı değildir.
  3. İstinaf ve Temyiz kanun yollarında, Kanuna ve hukuka uygunluk denetimi yapılırken, Anayasa Mahkemesine yapılan Bireysel Başvurularda ise sadece Temel Hak ve Özgürlüklerin ihlal edilip edilmediği yönünden bir denetim yapılır.
  4. Dolayısıyla, İstinaf ve Temyiz kanun yollarının aksine, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvurular, olayın niteliğine göre sadece Temel Hak ve Özgürlüklerin İhlalinin varlığı söz konusu ise mümkün olacaktır.

II -)     Bireysel Başvurunun Şartları Nelerdir?

  1. Öncelikle zorunlu kanun yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir.

İlk derece Vergi Mahkemesinin verdiği karara karşı istinaf yolu açıksa veya İstinaf Mahkemesince verilen karara karşı temyiz yolu açıksa öncelikle bu Kanun Yollarının tüketilmiş ve sonuç alınamamış olması gerekmektedir.

Henüz kesinleşmemiş, Kanun Yolu açık olan Mahkeme kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru yapılması kabul edilebilirlik açısından mümkün değildir.

  1. Bireysel Başvuru yapılacak kararın kesinleşmesinden itibaren 30 gün içerisinde Bireysel Başvurunun yapılması gerekmektedir. 30 günlük başvuru süresi hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan, başvurunun süresi içerisinde yapılması büyük önem arz etmektedir.
  2. Öte yandan yapılacak başvurunun konusu Anayasada güvence altına alınan Temel Hak ve Özgürlüklerin ihlal edildiği hususu olmalıdır.

Temel hak ve özgürlüklerin ihlali iddiası haricinde, başvurulan Mahkeme kararının bir istinaf veya temyiz mercii gibi kanuna ve hukuka aykırılık yönünden incelenmesi söz konusu olamayacaktır.

  1. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin bir kararında da;

“…Bireysel başvuruya konu davadaki maddi olguların incelenmesi ve değerlendirilmesi derece mahkemelerinin yetkisindedir. Keyfîlik ve bariz takdir hatası içermesi durumu hariç Anayasa Mahkemesinin derece mahkemesinin maddi olgulara yönelik değerlendirmelerine karışması bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmaz…”

Denilerek bireysel başvurulardaki inceleme yetkisinin çerçevesi çizilmiştir.

III -)    Vergi Davalarında Bireysel Başvuru Nasıl Yapılmaktadır?

  1. Anayasa’nın “Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılması” başlıklı 13. Maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmü bulunmaktadır.
  2. Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuruları incelerken, Anayasa’nın bu hükmü uyarınca bir değerlendirme yapmakta ve temel bir hakkın ihlal edilip edilmediğini denetlemektedir.
  3. Yapılan inceleme her olaya özgü olmakla birlikte, Vergi Davalarında daha çok, “mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı” yönünden ihlal kararları verilmektedir.
  4. Temel hakların sadece kanunla ve belirli sebeplerle bağlı olarak sınırlandırılabilmesi mümkün olduğu için, Kanuni düzenleme harici yöntemlerle, Yönetmelik, Tebliğ, Genelge veya idarenin ve mahkemenin takdir yetkisi gibi yöntemlerle sınırlandırılması halinde bir hak ihlalinden söz edilebilecektir.
  5. Mesela Anayasa Mahkemesinin 2015/15100 başvuru numaralı bireysel başvuruda, 27/02/2020 tarihinde verdiği kararında;

İhtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesine istinaden gerçekleştirilen vergilendirme işlemlerine karşı açılan davada, Mahkemenin Vergi Usul Kanunu 378. Maddesindeki kuralı, düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt konulmasının dava açma hakkı vermeyeceği şeklinde geniş yorumlaması nedeniyle başvurucunun iddia ve itirazlarının mahkeme tarafından etkin bir şekilde değerlendirilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkına müdahalenin ölçüsüz olduğuna ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

  1. Yine Anayasa Mahkemesinin 2016/12198 başvuru numaralı bireysel başvuruda, 09/06/2020 tarihinde verdiği bir başka kararında ise;

Sahte fatura kullandığı iddia olunan başvurucuya, kullanılan faturaların sahte olduğuna dair alt firma nezdinde düzenlenen Vergi tekniği Raporunun tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmiş olsa da, mahkeme dosyasına sunulan ve dolayısıyla başvurucunun inceleme ve buna karşı etkili bir savunma yapma imkanı tanınmış olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır.

  1. Yukarıda yer verilen örneklerin haricinde, Anayasa Mahkemesince Vergi İhtilafları yönünden verdiği pek çok bireysel başvuru kararı bulunmaktadır. Bunların önemli kısmında kabul edilemez şeklinde kararlar verilmiş olsa da mükellefleri ilgilendiren önemli sayıda hak ihlali kararları da bulunmaktadır. 2020 yılında verilen kararların bir listesine ekte yer veriyoruz. Özellikle, vergi türü, ihlal edilen hakkın kapsamı ve verilen kararları bu tablodan inceleyebilirsiniz.

IV -)    Bireysel Başvurularda Verilebilecek Kararlar Nelerdir?

  1. Anayasa Mahkemesi;
  • İhlal iddialarının temellendirilememesi,
  • İddiaların salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olması,
  • Başvurunun karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret olması
  • Temel haklara yönelik bir müdahalenin olmaması veya müdahalenin meşru olduğunun açık olması,

Hallerinde, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.

  1. Bireysel başvuru incelemesi sonucunda bir temel hak ve hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiğinde ise, ayrıca ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.

İhlalin bir mahkeme kararından kaynaklandığı tespit edilirse:

  • İhlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. İlgili mahkeme, ihlal kararında açıklanan ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapar ve mümkünse dosya üzerinden ivedilikle karar verir.
  • Yapılan inceleme sonunda, başvurucunun bir hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi hâlinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı takdirde başvurucu lehine uygun bir tazminata hükmedilebilir.
  • Tazminat miktarının tespitinin, daha ayrıntılı bir incelemeyi gerektirmesi hâlinde, bu konu karara bağlanmaksızın genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

V -)     Sonuç Olarak Ne Tavsiye Edersiniz?

  1. Anayasa mahkemesi bireysel başvurularda, Vergi Mahkemelerinin keyfilik ve bariz takdir hatası içermesi durumu haricinde, maddi olgulara yönelik değerlendirmelerine müdahale etmesi söz konusu değildir.
  2. Bununla birlikte, Anayasada güvence altına alınan Temel Hak ve Hürriyetlerin ihlal edilip edilmediği yönünden ise değerlendirme yaparak, ihlal kararı vermesi ve bu şekilde ihlalin giderilmesini sağlaması mümkündür.
  3. Bireysel Başvuruların yüzde doksanına yakın bir bölümünün henüz ilk inceleme aşamasını dahi geçemeden reddedildiği göz önünde bulundurulduğunda, bireysel başvurunun etkili sonuç doğurup doğurmayacağının değerlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması hususunda, bu konuda yetkin kişi ve kurumlardan destek alınması mükelleflerin yararına olacaktır.

Teşekkürler sayın Av. İlhan CULHA, Partner (Vergi Mahkemesi Eski Hâkimi)

Saygılarımızla,

Tax & International Advisory | Tax & Litigation

PDF İndirmek için tıklayınız…

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir